16.09.2010

Sonbahar, Marcel Proust ve en sevdigi minik kek Madlenler (Madeleines)


Bildiginiz gibi Seda'cigim gelmisti. Gelirken bana "kayip zamanin izinde" Proust getir dedim. Koca bir kulliyatla cikageldi. 7 kitaptan olusan bu serinin son uc tanesi yazarin olumunden sonra yayinlanmis.  Seda'yla beraber Pére Lachaise  mezarligini ziyaret ettik. Bu konuyla ilgili ayri bir yazi yazmak istiyorum ancak her dinden insanin beraber uyudugu bir mezarlik bu, cok etkileyici.  Iste sevgili Proust'un mezari. Kenarlarina kucuk notlar yazilmis metro biletleri, uzerine minik bir tas konularak Proust'a armagan edilmisti.


Mezarin tam ortasinda buyukce bir kagit vardi.  Kesinlikle bana yazilmamis bu yaziyi okuma hakkim yoktu ama dayanamadim ve actim. O kadar zarif yazilmis bir mektuptu ki actigim icin pismanlik duymuyorum hatta metni cevirecegim. "Cok uzun zamandir gelmeyi hayal ediyordum, sonunda yakininizdayim. Mezariniz sadeligine ragmen benim icin en cok duygu yuku tasiyanidir. Sonunda onunuzde egiliyorum, siz her zaman tum zamanlarin en buyuk yazari olarak anildiniz. Sonunda "zamani" buldunuz, dinlenin." Aglatti beni mektup, zerafeti, duygularin derinligi, saygisi, sevgisi ile.


Eve donunce hemen serinin ilk kitabi "Swan'larin tarafi" ni okumaya basladim. Once cok zor geldi, hatta Allahim Turkce'yi unutuyormuyum diye endiselenmedim degil. 5/10 sayfa sonra beni icine cekti ,aldi goturdu. Simdi Proust'la yatip onunla nefes aliyorum. Proust kolay bir yazar degil, uzun, karmasik gozuken, cok katmanli, detayli tanimlamalarin arka arkasinda siralandigi, gercekligi tum boyutlariyla aciklamaya calisan, acimasiz psikolojik analizleri bol, olaylara gecen zamanla beraber farkli bakis acilarindan bakan yani gecmis, simdiki ve gelecek zamanda tekrar irdeleyen sahane bir yazar, sahane bir kitap. Bu kadar gec tanistigim icin hayiflansam da gencligimin hoyratliginda kaynayip gitmedigi icin cok memnunum. Daha cok yolum var hevesle, zevkle okuyorum. Kitaptaki doga tanimlari, ciceklerin coklugu, yemekler, yiyeceklerin zenginligi daha da cazip kiliyor benim acimdan. "Swan'larin tarafi "adli kitabin Proust tarafindan yazilmis birkac el yazisi sayfasi Christe's tarafindan 2000 yilinda rekor bir fiyatla 663 750 sterline satilmis.  Yasarken astimi krizleri yuzunden cok sikintilar cekmis bu yazar buna ne derdi acaba.


Sonbahar geldi tum hiziyla, en sicak gun 18 derece. Yagmurlar, ruzgarlar bol. Aksamustu havanin rengi acaiplesince kesin gokkusagi vardir dedim, haksiz degilimisim. Gokkusagi serisi hazirlayacagim galiba daha once de yayinlamistim daha onceki hayatimda gormedigim kadar cok goruyorum burada.
Sonbahari seviyorum, eve kapanip kitaplara dalma mevsimi. Yaz gunesi havai, aklimizi celiyordu. Bahcem oldugundan beri sonbaharda daha az huzunluyum. Farkettim ki ilkbaharda acan cicekler yazin solup gidiyor ancak sonbaharla beraber bir,iki cicek daha acip bahari kutluyor sonra guclenmek icin kis uykusuna cekiliyorlar. Gokyuzu hic olmadigi kadar guzel, renk oyunlariyla mutluluk veriyor.


Proust kitaplarini yazarken Madlen yemeyi severmis. Madlen'in bizim bildigimiz yuvarlak cikolata ile ilgisi yok. Minik kektir kendileri,  hatta kuruca oldugundan caya batirilip yenmesi tavsiye edilen keklerden. Proust ihlamur cayina batirmayi severmis. Onun derinliginde kaybolurken benimde madlen keki pisirmem kacinilmazdi, buyrun asagida tarifi.


Madlen keki 12 adet icin
deniz kabuguna benzeyen kaliplari var bulabilirseniz, orijinal gorunusu budur.
165 gr un
1 kahve kasigi kabartma tozu
2 yumurta
85 gr pudra sekeri yada normal seker
bir limonun ince rendelenmis kabuklari ve i corba kasigi limon suyu
85 gr eritilerek sogutulmus tereyagi

1-Firini 190 dereceye isitin. Kek kaliplarini tereyagi ile yaglayin.
2-Unu ve kabartma tozunu eleyin.
3-Bir mikser yardimiyla yumurta ve pudra sekerini 5/7 dakika arasi  kremamsi bir hal alana kadar cirpin. Kivama gelindigini karistirinca  fiyonk seklinde halkalar olusmasindan anlayabilirsiniz. Yavasca limon suyu ve rendesini ekleyin. Sogumus tereyagini ekleyip karistirin ve 10 dakika dinlendirin.
4-Kaliplara dikkatlice dokun ve icinde kalmis hava kabarciklarindan kurtulmak icin hafifce pi pit vurun. 12/15 dk arasi pisirin. Pisirme suresinin ortasinda kabin yonunu cevirin. Firindan cikarin, ilininca kaliplardan cikarip servis yapablirsiniz.

Bu arada dogayi kesfederken adli blogumuzda ilk yazimi Aksam Sefasi'na ilgi gostermeyi unutmayiniz.





13 yorum:

Dudu dedi ki...

Besteeee bu yazini direk ustume aliniyorum :) Proust en sevdigim yazarlardan biridir, Madeleine kekler en sevdigim ve en bi becerebildigim kek ve bi de Proust'un mezara ben de gitmistim. Yazdigin her bi seye katiliyorum sekerim. Sana Alain de Botton'un "Proust'u anlamak" kitabini da oneririm ayrica :)

beste dedi ki...

orta dogu ve balkanlarin diyecektim ama avrupanin en hizli yorum yazan insani. Ne guzel yorum bu:) Alain botton'a bayilirim zaten ama bilmiyordum Proust'la ilgili kitabi oldugunu once proust'u bitireyim sonra onu okuyayim degil mi? Ihlamur cayina da batiriyormusun? sevgiler

Dudu dedi ki...

Reader'i bi actim karsima ciktin ve tabii heyecanlandim okurken :))) Ne caya batirmasi Beste yaaa firindan ciktigi anda oracikta bitiyor kek. Lokum lokum :) Paris'den o kek kaliplarindan bile aldim :))

Adsız dedi ki...

Beste bak Ashley ne diyor arkamdan bu postunu ve son tarifli fotoyu gördükten sonra .'' Beste ablaaaa herşeyi yaptın tarifini verdin,bildiğin DONUT tarifi yokmu yapmadınmı hiç ?''diyor . :) Duyrulur Beste'cim.
Red Riding Hood

Nevin dedi ki...

Beste'cigim,

bu nasil bir paylasim.. bu mektup beni de aglatti. cok garip aslinda tam olarak huzun de degil. bayiliyorum boyle insanlara. Boyle insanlarin var oldugunu bilmek guzel.. cok cok ozel bir paylasim. bizler de cok sansliyiz, butun paylasimlarin icin ne kadar tesekkur etsem azdir. sevgiyle xx

nalan dedi ki...

beste,
bugün kendime eminönü'ne bir vapur kaçamağı ısmarladım. ofisten kaçtım, tam öğlen saati, serin günlerden sonra özlemişim de sıcağı,vapurda güneşe karşı dışarda gitmeyi.
nuruosmaniye kapısına kadar da yürüdüm cağaloğlu'ndan.
kapalıçarşı'da azıcık kaybola kaybola gezdim.
sonra doğru mısır çarşısına.
baskın kahve kokusu ve diğer baharatları duyunca aklıma geldin, kulaklarını çınlattım.
pek güzeldi bugün anlayacağın :)

betül dedi ki...

cok güzel bir sonbahar.güzel bir kitap,güzel bir gökyüzü,cay ve kekler...en kötü gününüz böyle olsun.

annemineli dedi ki...

Sadece teşekkür ediyorum....Sevgimle kal....

Açalya dedi ki...

Proust'a bir selam da benden götür bir dahaki ziyaretinde.
O mektup beni de çok duygulandırdı.

O göğün rengi nasıl bir renktir ya?! insanı ağlatır valla sevinçten.

Madlen yiyelim Proust'u analım...yapmalı.

didem dedi ki...

Beste'cim bu yazinda hersey var, mezarlikta huzun, romantik gunbatimi fotolari, hos bir tarif, roman...Iyi bari Leo kitap okumana musade ediyor. Ben anca yolculuklarda arabada giderken okuyabiliyorum.

beste dedi ki...

Dudu-Afiyet olsun kaliplarin bos durmamasilazim bir kenarda tabi:)

RRH-Ashley'e kocaman opucukler hic denemedim gercekten. Dur bir guzel tarif bulup onu mutlu edelim.

Nevin-Bu dongu, bu aktarim hos Proust yazmis, seveni mektup yazmis ben munasebetsizce okumsusu, bloguma koymusum. Senin tarafindan takdir edilmek, sevilmek cok daha hos; sevgiler

Nalan-Kapattim gozlerimi bende hayalimde seninle yaptim tum o yolculugu dur gidip bir kave yapacagim koku zihnimde kaldi:)

Betul-En kotu gunumuz diyelim o zaman:)

Annemineli-bilmukable :)

Acalya-Yakin olsaydik proust gunleri duzenlerdik madlen esligine:) Cok tesekkurler bakarsin beraber gideriz bir gun be Acalya...

Didem-Leo kendide kitap okudugu icin bana pek mudahale etmiyor. Bazan ortadan kayboluyor bir sessizlik eyvah birseyler beceriyor bu diyorum almis bir kitabi, yuzustu uzanmis, ayaklar arkada capraz, eller cenenin altinda kitap okuyor.Bayiliyorum bu durusa cizgi film gibi. Cok tesekkurler

Meyvelitepe dedi ki...

Biraz hüzünlensem de geçip giden yaz için, iple çekiyorum kışı bu yıl, okuyacağım kitaplar da hazırda beni bekliyor. Pek özendim bu yazıda hem gidip gördüğünüz yerlere, hem kek eşliğinde kitap okuma keyfinize. Ne güzel, her gününüz bir öncekinden daha da keyifli geçsin, biz de okurken keyiflenelim:)

Defne Soysal dedi ki...

Ben senin bu yazını kaçırmışım. Proust inanılmaz. Senin yazında inanılmaz güzel. Ruhunu ne güzel yakalamışsın. Yaptığın kekler en az mektubu yazan o kişinin ki kadar ince düşünce ürünü. Eğer bir başka dünya varsa Proust'un halen bir şekilde varolduğu, ben de orada olmak istiyorum. Harikasın.KMlerce uzaklarda hiç görmediğim ama duygu ve düşüncelerini çok taktir ettiğim insanlarla tanışmak onları tanımak bir başka boyut sanki. Yorumlarda çok güzeldi. hepsi için teşekkürler.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin