14.12.2010

Lebkuchen kurabiyesi, mutluluk ve mutsuzluk uzerine cana sıkıcı bir yazi


Bir gun hic keyfiniz yokken;  zamaninda toy ve  bir adalet savascisi oldugunuza inanirken calistiginiz sirket sizi "sen kendi ofisini tut hem ayrica is alirsin" diye kandirmis hatta calisan diger avukatlari sizin adiniza sigortali gostermis, essek gibi calismaktan ayri is filan alamadiginiz gibi sosyal sigorta primlerinin odenmemis oldugunu  yillar sonra bir suru borcla ogrenmisken,  bir bankaya olan 160 tl borcunuzu odemis ancak sistem hatasi nedeniyle hala borclu gozukup 5 ay boyunca sayisiz telefon etmis, ilk konustugunuz kisi isten kovulmus, ikinci kisi gorev degisikligi nedeniyle baska subeye gitmis, ucuncu konustugunuz kisi ay kafam basmiyor demis, Turkce konusmaniza ragmen derdinizi anlatamadiginiz adamlarla ugrasmaktan biktiginizdan ayni meblagi bir kere daha lanet olsun diye odeyip sistem yine hata ile sizi borclu gosterirken, eskiden sizin icin calismis arkadas oldugunuza inandiginiz avukattan bankayla konusmasini rica ettikten sonra, yolladiginiz emaillere cevap gelmezken, bloglar muhtari gelip sizi bulmus, siz kendinizi anlatmaya calisirken esen ters ruzgarlarla bambaska bir tarafa ucmus, ucarken yaninizdaki sagduyusuna inanip, idealize ettiginiz kursun askerleri kaybetmis ne yapacaginizi bilemezken, Istanbul'a iki senedir gitmemis ve deli gibi ozlemis, annenizle yada en yakin arkadasinizla telefonda gozleriniz sulanmadan konusamazken,daha eklenecek bir cok madde var ancak gucunuz kalmamisken,  icinizden avaz avaz bagirmak gelmesine ragmen dinleyecek bahcedeki kuslar ve agaclar disinda kimse yokken, ayaklariniz surukleye surukleye gidip posta kutusunu kontrol edersiniz aa yirtik pirtik olmus ustu alman posta sistemi tarafindan naylonla kaplanmis koca bir surpriz zarf. Hic beklenmedik minik hediyeler ve daha once hic yemediginiz kurabiyeler lebkuchen'ler. Cok mutlu olursunuz birkac saat, sansliysaniz bir kac gun surebilir ta ki blogunuza niye hep pozitif oldugunuzu yonunde elestiriler gelene kadar.   Simdi diyebilirsiniz ki o ruh haliyle tas gelse lezzetli gelirdi hayir oyle degil cok guzel portakallli, findikli, bademli kurabiyeler bunlar.  Bardak nerdeyse bos, isterseniz sadece mutsuzluklara odakli, bocaladigim konulardan olusan bir blog yazabilirim bu mu gercekten istenen, buna mi ihtiyaciniz var? Gecmis yazilarimda aralara sikistirilmis sorunlarim var aslinda ama ben boyleyim hayata neseyle ve siki  bagliyim. Ne olacak yasamin renkleri? oglum, guzel tatlar, cicekler, kuslar, bahcem, bulutlar, resim, fotograf, muzik, kitaplar, sinema, arkadaslik beni gercekten mutlu eden, besleyen konusmaktan paylasmaktan hoslandigim seyler.. . Into the wild filmine konu olmus, issiz Alaska'da herkesten uzakta yasayan Christopher McCandless bile defterine mutluluk paylasilmalidir diye yazmis. Bunu da cok gormeyin lutfen. Merak etmeyin pembe bulutlarin uzerinde ucmuyorum, bu dunyada yasiyorsaniz boyle bir sey cok da sozkonusu degil ama neresine yogunlasacagima birakin ben karar vereyim olur mu?  Farkindalik meditasyonunda bize en mutlu oldugunuz ya da en basarili oldugunuz ani dusunun dendiginde hepimiz bu iste cok zorlandik, o kadar basarisizliklara, mutsuzluklara odaklaniyoruz ki boyle bir soru geldiginde bocalayip hatirlayamiyoruz bile, bu dongunun kirilmasi gerek. Elde ettigimiz minik basarilarla mutlu olmaliyiz, sabah acmis kurdele cicegimi gorunce mutlu oluyorum ben bunu cok gormeyin. Basari kavraminin tanimi degismeli ayni dunya duzenin degismesi gerektigi gibi. Simdilik benim katkim bu yolda olacaktir bu haliyle paylasmaktan  hoslananlar icin yazmaya devam ha olmadi birde mutsuzluklar blogu acarim sirf onu siz daha samimi bulun diye olmaz mi? Simdi bu kadar negatif dusunceden sonra hala istahiniz kaldiysa...


Beni mutlu eden son derece lezzetli, tarcinli, portakalli, findik ve bademli bu guzel kurabiyelerin tarifini merak edenlere;
Ucuncu denememde istedigim yada zarftan cikan tattaki kurabiyelere ulastim. Ilk kurabiyeler 15 dk pisti ve frizbi olarak kullanilmaya daha musaitti. Ikincileri 12 dk pisirdim daha yumusakca oldular ancak cok yayilliyorlardi ben biraz daha bombeli olsun istedim. Buzdolabinda 2 saat bekleyince kasikla daha kolay sekil verebildim ve bombeli ortasi yumusakca guzel kivamli kurabiyeler elde ettim. Afiyet olsun hayatiniz seker, bal olsun.


kutudan cikan orijinal Lebkuchen'ler


 ilk yaptigim frizbi kurabiye

 tam istedigim gibi ortasi bombeli ve yumusak kurabiyeler

Lebkuchen
25/30 arasi kurabiye icin;
180 gr kabuklu findik
180 gr kabuklu badem
175 gr seker ve 175 gr kahverengi seker yada 250 gr seker +yarim cay bardagi pekmez
85 gr tereyagi
200 gr un
4 yumurta
2 yemek kasigi kakao
1,5 tatli kasigi toz tarcin
1 cay kasigi kakule tozu
1 cay kasigindan az rendelenmis kucuk hindistan cevizi
1 cay kasigi tuz
1 cay kasigi sivi vanilya
3 yemek kasigi rendelenmis limon kabugu yada 25 gr incecik kesilmis limon kabugu sekerlemesi
3 yemek kasigi rendelenmis portakal kabugu yada 25 gr incecik kesilmis portakal kabugu sekerlemesi
1- Firini 175 dereceye isitin.
2-Findik ve bademleri bir tavada kisik ateste hafice kavurun. Sonra seker, tarcin, kakule, kucuk hindistan cevizi ekleyip 1 dakika civari robottan gecirin. Portakal ve limon kabuklarini ekleyip bir 30 sn daha robotu valistirin. Kenara koyun.
3-Bir kasede un, kakao, tuzu karistirin. Baska bir kapta bir mikser yardimiyla kahverengi seker ve tereyagini yaklasik 2 dakika cirpin karisim iyice kabaracaktir. Yumurtalari, vanilyayi ekleyip cirpmaya devam edin. Tum malzemeleri biraraya getirip biraz daha karistirin.
4-Firin kagidi dosenmis tepsiye bir kasik yardimiyla aralarinda en az 2,5 cm kalacak sekilde yerlestirin. Tepsiye yaklasik 9/10 kurabiye sigacaktir. Kalan hamuru buzdolabinda saklayin bu kurabiyeler pisince islemi tekrarlayabilirsiniz. Kurabiyeleri kenarlari sertlesip ortasi sisip hafif catlaklar olana kadar pisirin yaklasik 2 dk bu is icin yeterli olacaktir. Firindan cikarin 5 dk bekletin. Kurabiyeleri kagidindan ayirip kenarda sogumaya birakin. Ayni firin kagidina kurabiyeleri koyup pisirin.
5-Soguduktan sonra dilerseniz uzerine pudra sekerini cok az sutle karistirdiktan sonra ince bir katman olarak sivazlayabilirsiniz varsa firca kulanin. 15 dk bekletip servis yapabilirsiniz.




48 yorum:

ZarpandiT dedi ki...

bu sene hakkında ne yazsam dye dusunudum annemden cevap gecikmedi hayatı berbat insanları tandıgını yaz die..bu blogda güzel şeyler olmalı biz böyle alıştık cunku insan olarak bardagın dolu tarafını cevremizde olanlaı gormeye hasretiz..he cok pozitif ben sevmem dynelere ben kapı gosterirm :)

Defne Soysal dedi ki...

Ben sizi bu pozitif halinizle sevdim.Öbür tarafı görmek isteyen kim çok merak ettim doğrusu.Böyle bir şeyi kim ister.Burası ağlama duvarımı.Siz yazmaya devam edim.ben sizin blogda yine kızılgerdanı, güzel çiçekleri ve diğer naneleri görmek için can atıyorum.Çünkü ben de böyle hissediyorum:))

Leylak Dalı dedi ki...

Sizde kendimi görüyorum, küçük mutluluklar, hayattan yakalanan renkler, minik hoşluklar, mutluluk bir andır zaten yaşam biçimi değil. Eleştiri yapan kişiler beğenmedikleri bloglara uğramasalar daha kesin bir çözüm olur. Sürekli ağlak yapan adresler var oraya gitsinler. Hem bu bir seçim işi zorunluluk değil, okumazlar olur biter sinirleri bozuluyorsa hayata olumlu bakmaktan.
Uzaklardaki sevgi dolu kadını okumaktan, onun renkli dünyasını görmekten ben büyük zevk alıyorum, dilerim sizi sıkan sorunlar da çözülür.
Kurabiyelerin tadı gününüze de yansısın, sevgiler yolluyorum.

ayçobanı dedi ki...

Hepimizi gun icerisinde, belirli zaman dilimlerinde demoralize eden bir cok sey oluyor ama onemli olan onlari sirtlayabilmek, ustesinden gelebilmek ki sende gordugum guc ve duyarlilik bu sirtlanmayi en iyi sekilde basardigin yonunde. Bu bloga da renkli anlarin, canlilarin, mutluluklarin, tatlarin yansimasi bunun en guzel ornegi. Ne hos bunu basarabilmek, umut dolu, pozitif bir blog tutabilmek!! Coskularini, sevinclerini, acip da seni sevindiren ciceklerini, enfes tariflerini vs. paylasmandan daha guzel ne olabilir ki?!

Bunca zor bir tarifin ustesinden gelebilecegini biliyordum!! Ne guzel evini de sarmistir kurabiyelerin kokusu. Ellerine saglik, afiyet olsun!!! Ne hos minicik bir tadin seni boylesine mutlu etmis olmasi :)) Umarim bir gun karsilikli kahve yudumlarken "made by Beste" Lebkuchen'lardan yer keyfimize keyif katariz...

sara dedi ki...

merhaba,

yaklasik bir yildir yazdiklarinizi ilgiyle izliyorum, yemek defterimde sizin verdiginiz tariflerden epeyce var, bir cogunu bir cok kez pisirdim bile.
Dogayla iliskiniz, Fransa'daki yasam,oglunuzun maceralari ve daha bir dolu seyi cok severek okuyorum.

Hem cocuk egitiminin dogalligi ve sadeligini, hem de sorumlu bir tüketici anlayisini bizzat yasayarak gösterdiginiz icinde size tesekkür ederim.

Selamlar

ruşen dedi ki...

benim uzunca bir zamandan beri yaşamımda uyguladığım bi şey var; iyilik yap iyilik bul, dünyayı iyilik kurtaracak, gibi kısa bir tanıma indirgeyebiliriz bunu... enayice iyilikler yapmam ama insanlara karşı gerçekten de iyi davranışlı, iyimser, hoşgörülü ve insancılımdır... ancak iyilik bulmak için karşınızdaki kişilerin de sizinle aynı boyutta hareket etmesi gerekiyor... ve ben bazı zamanlar iyiliklerimin karşılığında kötülükler, bazen de çok büyük kötülükler bulabiliyorum... bu durumda belki de kendimi değiştirip, kötücül bir kimliğe dönüştürmeliyim... ama yine de insanlarla ilişkilerimde insancıl olmaya devam ediyorum... (belki bir gün canıma tak der ve bu ip kopar, ama şimdilik böyle. :) ) peki ben şimdi yanlış mı yapıyorum? seçtiğim bu düsturu kaldırıp farklı bir kişilğe mi bürünmeliyim?
hayata karşı duruşlarımız da blog yazarlığındaki duruşlarımızda bizim tercihlerimiz... ben de olumsuzlukları taşıma taraftarı değilim... zaten günlük yaşamımda da tolere edebilmek adına anımsamamaya çalışıyorum... ama başta sağlık olmak üzere, canımı sıkan o kadar çok şey ve kişi var ki yaşamımda... hatta hiç istemediğim bir yerde yaşıyorum... ama bunları dert etmemeye ve etrafıma yansıtmamaya gayret ediyorum... bu samimiyetsizlik değil... doğrucu olmamak değil... bu bir tercih...
ve buraya geldiğimde nasıl iç huzuru ile doluyorum bilsen bestecim... zamansızlıktan yorum bırakamıyorum çoğu zaman ama müthiş pozitif etki bırakıyorsun üzerimde... sıkıntılarını da paylaşabilirsin... iyi bir dinleyiciyimdir, dinlerim... ama biliyorum ki sen sıkıntıların yanındaki minik mutlulukları daha net görebiliyor ve yaşamına taşıyabiliyorsun... örtüşüyoruz burada... benim için büyük haz... :)

Handesultan dedi ki...

ah besteciği ah kuzucuğum yazını okurken ne yapacağımı bilemedim koşup sana sarılasım geldi kıyamam :)
yazdıkların sahiden çok ama çok can sıkıcı, inanılmaz, sinir bozucu bir şaka gibi ama aynı ile vaki.
ben bu tip olaylara başıma gelecek en kötü olay bu olsun sağlık ile yahut sevdiklerim ile ilgili kötü bir şey olmasında...şeklinde yaklaşıyorum, bir nev-i züğürt tesellisi ama her zaman işe yarar.
yazdıklarını fazla pozitif bulanları ise boşver tamamiyle boşver, boşverelim, dünya onlar gibi kendi mutsuzluklarını başkalarının mutluluklarına fıştırtmaya, evet yanlış okumadın fıştırtmak çünkü yapmaya çalıştıkları haltın başka bir ifadesi yok, çalışan insanlarla dolu.
oysa dünyaya asıl lazım olan biziz, insanlığın bize gereksinimi var. :)
bak az kaldı, mevsimi yarıladık, sonra bahar gelecek ve sen o güzel evinde her sabah yeni bir çiçeğe ve kuşa açacaksın gözünü, onları çektiğin şahane fotolar ve yorumlarla bizimle paylaşacaksın, ömrümüz oldukça mutlu olmaya,mutlu etmeye ve bunu bulaştırmaya devam edeceksin/ğiz ara ara düşüp kalksakta...
:)

Zehra Gürgen dedi ki...

Bestecim insanlarımız acı ile besleniyr.dikkat et acılar içindeki diziler tutulur,ağlayan kadınlar beğenilir,kader mahkumlarına acınır,kısacası bizler acı ile besleniriz. Bizim politikacılarımız bile ağlayarak oy alır.PArdon birde bağırarak.
Doğru ilişkiler kuran,ruhen ve bedenen sağlıklı,hayatı inişiyle çıkışıyla yaşarken etrafına ağlamayıp zorlukları kendince yöntemlerle yaşayanlar sevilmez.
Bu blog senin, ne yazdığın nelerini bizlerle paylaştığın senin tasarrufunda ve bence o tek resim yani yukardaki o çiçek fidesi resmi yeter senin burada neler paylaşmak istediğini anlamaya bence...
sevgiyle ve böyle kal :)

Red Riding Hood dedi ki...

Bu haller yakışmıyor sana Bestecim. Ben zaten enkazım şu sıralar ,birde yazını okuyunca duygusal anlar yaşadım.Lütfen iyi ol,bana mailde de yazdığın gibi lütfen mutlu olun.Seni çok seviyoruz biz.
Ashley&Annesi

Açalya dedi ki...

Bizim evin Lebkuchencibaşısı Tammo'dur.

http://acalya.blogspot.com/2008/12/gemi-krismsnz-mubarek-olsun.html

Seninkiler de hiç fena değil, ama benim adamın Leb.leri senin Fransız pofudukları döver ya neyse hadi ;o)

Blog muhtarı kim bu arada? Seni bir Fransız köyünde bile rahat bırakmayanlar utansın.

Açalya dedi ki...

Ha unutmadan, hep pofuduk ve lezzetli yemek istiyorsan bu Leb.leri, bir gece hava almayacak şekilde bekleteceksin ve her daim hava almayacak şekilde saklanacak.

Müge dedi ki...

Besteciğim,

Bugünkü yazına neden olan okuyucu yorumu sanırım benim dünkü yılbaşı ağacı yazına gönderdiğim:

“Besteciğim, senin blogunu ziyaret ettiğim zaman bir peri masalı izliyorum hissine kapılıyorum, elbette senin de hayatında güçlükler vardır, fakat genel olarak o kadar pozitif enerji veriyorsun ki senin huzur ve mutluluğun bizlere de yansıyor. Noel/Yılbaşı ağacı çok güzel olmuş, benim evdeki yıllar önce Sirkeci'den aldığım plastik bir ağaç -Türkiye'de gerçek çam ağacı kullanan olduğunu sanmıyorum- ve süslemelerim de IKEA'dan aldığım plastik süslemeler. Umarım gelecek yıllarda benim de vaktim olur da senin gibi doğa ile barışık ve el emeği eseri süslemeler yapabilirim. Selamlar, sevgiler”

şeklindeki mesajım. Bu bir eleştiri değil, aksine övgü mesajıydı; blogunun senin pozitif enerjin sayesinde okuyuculara mutluluk ve huzur aşılayan bir ortam olduğunu ifade etmiştim. Yanlış anlaşıldığı için hem şaşırdım hem üzüldüm; öncelikle senin üzülmene üzüldüm.

Lütfen yaşamının renklerini, seni mutlu eden şeyleri bu güzel blogda paylaşmaya devam et.

Selamlar, sevgiler,

Adsız dedi ki...

Lütfen blogunuzdan bir virgülü bile değiştirmeyin,mutlu yazılarınız,küçük şeylerden keyif almanız,birbirinden güzel doğaya dönük fotoğraflarınız,değişik mutfak tecrübeleriniz ve bahçenizden yansıttığınız minik gelişmeler ,yani herşey çoook çoook güzel,teşekkürler.Hikmet Tekçam

Kiraz Çekirdeği dedi ki...

Tam tersi asıl negatif yazılar benim içimi sızlatıyor, ben sizi sadece iki haftadır okuyorum, içimi açtığınız için okumaya başladım, yazılar, resimlerle... Sevgilerimle...Devam edin lütfen, bildiğiniz gibi...

NarincE dedi ki...

Her günümüz güle oynaya geçmiyor ki. Kocanla kavga edersin, evladın üzer, birini özlersin, sokakta kalmış mahallenin delisine ağlarsın... Ama yansımaz buralara pek, ucundan anlatsan sanki kime neydi dersin. Dertlerimiz değil, sevinçlerimiz ağır basmalı sanal günlüklerimizde.

Anne ve Bebisi dedi ki...

1.5 ay Turkiye'de kaldim, demoralize olup geri dondum. ozguranne'nin bir yazisinda vardi, bir arkadasinin sozu: Turkiye'de acik acik mutlu oldugundan bahsetmek, uluorta sevismek gibi bir seydir :) Bizim aglak, arabesk bir kulturumuz var maalesef.

MUTFAKISTAN dedi ki...

SEN COK TATLISIN POZITIFSIN INSALLAH HEP BOYLE KAL CANIM
HEP MUTLU OL SIKINTISIZ INSAN OLURMU ONEMLI OLAN HER ZAMAN POZITIF OLMAK BUNU CEVRESINE YANSITMAK SANA VE AILENE NAZAR DEGMESIN...KURABIYELER SAHANE UZANIP ALSAM
SEVGILER

Süt Dilimi dedi ki...

Beste! Senin paylaştıkların, varlığın öylesine iyi geliyor ki insana... Keyfimin olmadığı bir anda okursam eğer yazını "ohh!" diyorum "aydınlık bir pencere açıldı sanki..." Üretkenliğin -her bir yazını okurken istisnasız-şaşırtmaya devam ediyor beni.Durma ne olur, devam...

Pratik Anne dedi ki...

Beste'cigim,
Etrafimizdaki bazi insanlar negatif enerji yukleyerek yasayip sonra o negatif enerjilerini etrafa yaydiklari icin beslenmeye negatif enerji ariyorlar. Ve dayanamiyorlar daimi pozitif enerjiye ve pozitif enerji sacanlara.

Biri uzuluyor mu, dertleniyor mu, oh oh. Cok memnun oluyorlar. Aaa hic sikayet etmiyor musun, dertlen miyor musun? Niye kuzum? Bana cok garip geliyor bu.

Ben devamli dertlenenleri cekemiyorum artik. Ozellikle ufak ufak, kayda degmeyen eften putfen seyleri buyuten, vidilanan ve sikayet edenleri. Onlardan gercek yasamda da uzak duruyorum, sanal ortamda da. Sadece kisiler mi? Websiteleri de. Turk gazeteleri okumuyorum artik mesela. Kendi derdim yok mu, var ama anca toparlaniyorum. Devamli sikintli seyleri tekrar etmek, soylenmek, bloglarda belgelemek, ustune kendime ait olmayan dertleri de eklemek akil kari degil. Benim bunyem boyle calismiyor.

O yuzden arkadasim senin blogun baskosede. Allah dertlerine biran evvel care verir insallah, islerin yoluna girer. Madem bahsetmissin, en azindan duamizi eksik etmeyiz. Ama sen bildigin yolda devam et derim ben.

Etrafta o kadar cok olumsuzluk var ki, o olumsuz kan emicilere yol goster, seni birakip baska yerlere gitsinler.

Dudu dedi ki...

Cok dokundu bu yazi bana. Gozlerimi doldurdun be kadin! zaten ozlemisim, zaten saat saymaya baslamisim. Kuslarina, boceklerine, mutluluklarina don hemen cunku bana umut veriyorsun, bana da hep "amma guluosun" diyenlere nanik yaparken, tek olmadigimi da dusunduruyorsun... yoksa hic mi dolmuyor o gozler, hic mi tikanmiyoruz annemizi ozledigimizde, anne ilgisi istedigimizde.
Sarildim kocaman!

narcicegirengi/sevde dedi ki...

Bestecigim mutluluk paylasildikca yayilan, bulasici bir durum. Mutlulukla beslenenlerin gidasi pozitif dusunce ve pozitif dusunen guzel ruhlu insanlarin motive eden yazilari... Severek takip ediyorum canim. Kurabiyeler icin de ellerine saglik. Evdeki kurabiye canavari icin bir gun denemem lazim:) Sevgi ve muhabbetle
sevde
www.narcicegirengi.com

Tijen dedi ki...

Beste'ciğim,
Ne güzel değil mi dostlarla buluşmak, bir zarftan çıkan kurabiyelerde ya da blog satırlarında, ne önemi var? Dilerim şu an daha iyisindir. İyisin değil mi?

* YeLiZ * dedi ki...

senin nanelerini yesin onlar !

* YeLiZ * dedi ki...

Anaaa
ben son postumda pek sikayet ettiydim
sen en iyisi bu aralar bana ugrama:))

Pino dedi ki...

Bu bloga sadece mutlu insanlar girebilir tabelasi asmak lazim bence:))) Mutluluga tahammulu olmayanlar baska kapiya!
Gec kesfettigim icin cok hayiflandim ben seni..
Bu sayfalar bana huzur veriyor.. Her gun girip goz atmak, o guzel kuslari izlemek, yarattığın güzellikleri seyretmek bana keyif veriyor
Rahatsiz olan girip bakmasin
Bu kadar basit degil mi:D

beste dedi ki...

arkadaslar desteginiz icin cok tesekkurler, oglusum ateslendi, birer birer cevap vermek biraz zaman alacak. cok iyi geldi mesajlariniz enerjim yukseldi, cok tesekkurler

Papatya dedi ki...

Canım Bestecim,
hayatta bazen aksilikler üst üste gelir. Destek beklediklerin sana köstek olur bazen. Ama sen hayata küsmedikten, umudunu yitirmedikten sonra hiçbirşey seni yaşamaktan ve yaşamdan zevk almaktan vazgeçiremez.
Sen içinden ne geliyorsa onu yaz gülüm :) Beğenen okur, beğenmeyen de uğramaz olur biter. Kendi gönlüne göre okuyacak birşeyler elbet bulabilir herkes. Cümle alem, pozitif, negatif, agresif her aklına esen konuda yazıyor nasılsa bu camiada. Öyle di mi?
Se yaz.. bize yaz... umutla yaz...
İçimizi ısıtsın fotoğrafların.

Bu arada geçen yazılarındaki fotoğraflardan karlı Köknar dalına bayıldım :) söylemeden geçmeyeyim...

Çok çok sevgiler...

Damak Tadı dedi ki...

Beste'ciğim,senin enerjik halin o kişilere örnek olsun..Biraz ders alsalar bu blogdan,bu bloga yazan blogcu kardeşlerden,sana olan onca arkadaşın sevgisinden-dostluğundan..

Bu konuda çok muzdaribim biliyorsun..O yüzden çok fazla yazamıyacağım..

Sen bizim Beste'mizsin,gülümüzsün,enerji kaynağımızsın,gökkuşağımızsın..Bloguna gelince her bir güzelliklerle karşılaşıyor insan..İçimiz,gönlümüz açılıyor,yüzümüz gülüyor..kısaca mutlu oluyoruz..

Dostluğun en güzeli sana gelen Lebkuchen..Tam da ayına uygun,zamanı iyi ayarlanmış..Benim içinde bir ısırık al desem..Çok severim kendilerini sıcak şarapla.

Oğluna geçmişler olsun..


En güzel sevgilerle..

Zeynep Gemalmaz Çelik dedi ki...

O oo.. Ortalik karismis sanki! Maalesef dunya dolu boyle enerji emenlerle. Aaa bu arada ne diycem, bizim bahcede bir sincap var bu sene, bir de senin kizil gerdandan. Resim cekmeyi daha hala basaramadim. Hemen kaciyorlar. Ama mutlaka yaklayip paylasicam:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Beste,
Sizinle şahsen tanışmıyoruz, ama, iki hafta önce yanında staj yaptığınız Av. M. ile tanıştım. Kendisi çok yakın ve sevdiğim iki arkadaşımın eski-yakın arkadaşı, tanışmam onlar aracılığıyla oldu.
Sizi bir süredir izliyordum, şimdi sanki daha yakından, sanki tanışmışız gibi hissediyorum.
Günler bu kadar kısa ve hava bu kadar karanlıkken, bazen keyfimiz çokca kaçar ve umutsuzluğa kapılabiliriz.
Aldırmayın!
Siz olduğunuz halde şahanesiniz!Sevgiler.
:))

Meyvelitepe dedi ki...

Beste, ne diyeceğimi bilemedim bu yazıya, öncelikle oğulcuğuna geçmiş olsun. Üzüldüm yazdıklarına, oysa seni hep güleryüzlü, coşkulu ve mutlu düşünmek isterim. Sen bardağın dolu tarafına odaklan yine, herkes de böyle düşünsün ki hayatında iyilik ve güzellikler çoğalsın, bardağın dolup taşsın.
Bizim ellerde tv bile seyredilmiyor, hatta zap yaparken ağlayan yüzler görmekten insanın içi kararıyor. Sanırım "dertleri zevk edinmiş" bir toplumda yaşıyoruz, bloglarda da devamını görmek isteyenler var zahir, tavsiyem blog okumak yerine düzenlenen "ağlama gecelerine" katılmaları. Şaka değil, gerçekten böyle bir davet ilanı gördüm koskoca bir afişte, milletimizin ruh halini daha nasıl anlatayım.
İçtenlikle kucaklıyorum seni, yine güzel, güleryüzlü haberler almak dileğiyle...
Jale

neval dedi ki...

küçüğe geçmiş olsun yeni takipçiniz olmama rağmen fenomen oldunuz bile .bu kadar kişi sizi takip ediyorsa ; hayata bakışınızı takip ediyor demekki
acıdan beslenenler için kötü haber tabii

Buket dedi ki...

AHH BESTE, sorma benimde kızım hasta ve okula gitmiyor 2 gündür.O hasta olunca tüm moralim bozuluyor.Seninde oğlunun hastalığıyla moralin daha da bzulmuştur eminim.Hayatımızdaki en önemli şey sağlık..Bu zor anlarımızın geçmesi dileğiyle...

Esmir dedi ki...

Sevgili beste,
Hayata bakışın, yaklaşımın ve o'nu kendi pozitif yaklaşım ile daha sevimli ve anlamlı yaşanır hale getirişlerin bana öylesine yakın ki! ben beste'yi seviyorum...

İnsan, toyluk dönemleri ne yazık ki deneme-yanılma ile tecrübe ederek öğreniyor...keşke her birimiz bu sancılı tecrübeleri yaşamadan, yaşam koç'larımız aracılığı ile hayatı çok önceden öğrenebilseydik...ama geç kalmış sayılmayız...değil mi ki hayatın ne-menem olduğunu öğrendik!ve hala daha öğrenmeye devam ediyoruz...

Mutlu olmak için büyük paralara, kariyere, eşyalara..vs..ihtiyaç yok değil mi!..
yeni bir filizin tomurcuk vermesi, çiçeğin açması, hoş süprizler...yapılan böyle harika kurabiyelerde öyle güzeller ki ellerine sağlık canım...

Zaten hayat o minicik ayrıntılarda ne çok şeyler anlatır aslında insana...

Senin, dünyaya pozitif bakabilen ruhunu, yaptığın bu harika kurabiyeleri, doğayı ve hayvanları bu kadar sevmeni...yaşamayı anlamlı kılan duruşunu ben çok önemsiyorum...

Yeni yıl sana, sevdiklerinle birlikte, huzur, neşe ve öncelikle sağlıklı yaşamı beraberinde getirsin...

yüreğinde açan çiçekler ve beste'nin naneleri hep bizimle olsun.

Sevgilerimle...

beste dedi ki...

Her serde bir hayir vardir, beni mutsuz edenlere, bu postu yazmama neden olanlara tesekkur etmek lazim. Yoksa beni takip eden ve ilk defa yorum birakanlarla tanisamayacaktim. Bu kadar insanin guzel sozleriyle destek olmasi gurur ve mutluluk verici hepinize ayri ayri cok tesekkur ederim. Biraz da utaniyorum aslinda, vaktinizi boyle bir konuyla aldigim icin, o kadar icten ve benim icin onemli yorumlar geldi ki. Ne kadar comert ve sevgi dolu insanlar var hala bilmek, bir kere daha farkina varmak cok hos, hayat guzel, keyifli anlardan bahsetmeye devam. Herkese kucak dolusu sevgiler...Not;oglum daha iyi, okula gitmedi evde beraber patates baskisi yilbasi kartlari hazirliyoruz.

beste dedi ki...

Muge'cim hayir sen degilsin canim, ben oldugu gibi anladim yorumunu o kadar hassassin ki bos yere uzulmussun.Hic merak etme sevgiler

annemineli dedi ki...

Canım merhabalar; '' Gönül ne kahve ister, ne kahvane gönül sohbet ister kahva bahane''bu yorumda bahane, iyilik ve mutlu anlar senin olsun...öpüyorum....

fer dedi ki...

Beautiful flower! and very tasty cookies, thanks

nalan dedi ki...

bugün yine kapalıçarşı yaptım, hatta bir de haşlanmış mısır dişledim, pek tazeydi benim şansıma.
hafta sonu da çok sevdiğim bir arkadaşıma senin sufleni hazırladım, bir gün de buzdolabında beklettim.
tencereyi de kaptım ona gittim, sufle kaplarına bölüştürdüm, biz yedik.
akşam gelecek misafirleri için yine fırın kaplarına koyduk. akşam geldiklerinde yemekten sonra pişirmişler.
korkunç övgüler aldım senin sayende.
ama nasıl övgüler almasın,
- tarif uzaklardaki arkadaşımdan
- içindeki vişne likörü ev yapımı, pembe domateste bir kez daha karşıma çıkan bir eski dosttan
bol bol çınlattık kulaklarını, çok sevgiler gönderiyorum sana arkadaşım.

OiP dedi ki...

ammann Beste, boşversene takılma. hayatımızı yazmıyoruz, sevdiğimiz şeyleri yazıyoruz sonuçta, kime ne???

geçmiş olsun oğluşa, bi de şu şassızlıklarına üzüldüm, halledersin inşallah:((

Crebro dedi ki...

Çok güzel yazmışsın. Hayatta anlamsız olaylar sürüp giderken ya kendimizi bunların sıkıntısıyla yoracağız ya da bu sıkıntıların her daim bir şekilde hayatımıza sızacaklarını kabul edip, güzelliklerin tadını çıkarıp kıymetini bileceğiz.

Selen dedi ki...

haydaa, ortalik karismis burada?!? Yazinin basligini Google Reader'dan gormustum de, son zamanlarda yogunluktan blog okuyamaz ve hatta Facebook acamaz hale geldigim icin simdi okudum. Sana tarifi veremeden, sen yaptin tabii, kusuruma bakma diyecektim. Benimkinin icinde bir bardak ince kiyilmis kuru uzum de var diyecektim.
Aman bosver be Beste'cim, hic umurunda olmasin. Bak sevenlerinden ses gelmis iste, gerisi bos. Umarim Leo'cuk biraz daha iyi olmustur da keyfin gelmistir. Optum seni.

çiçekkız dedi ki...

'Mutluluk mavi çocuk' oynasın bahçenizde Beste Hanım.siz başkalarının mutsuzluğuyla beslenen insanların sözlerine kulaklarınızı tıkayın ve mutlu edin bizleri sizi seviyorum...

Barisbasak dedi ki...

Bestecigim, ben seni surekli takip eden bir okurunum, daha evvel yorum yazmamistim fakat bu yazinin uzerine sunu soylemek istiyorum; cok guzel seyler yapiyorsun, cok guzel yazilar yaziyorsun, cok guclu ve sabirlisin, bunu ancak yurt disinda yasayanlar degil, sorumluluk sahibi olan herkes gorebilir. Seni uzen insanlari hayatinin disinda tutmak icin ne gerekiyorsa yap, bizimle kalmaya, pozitif enerjini paylasmaya devam et.
Yazilan hersey klise gibi gorunse de, inan tum kalbimizle seninleyiz.

Segiler

Ozlemaki dedi ki...

Kuzumaki, neler olmuş ben yokken?!
'Sanrı' içindekileri boşver, gel bak bütün aksiliklere inat ben sana Karaburun'dan ne güzeller getirdim.

***Leo' ya kooskocaman bir geçmiş olsun öpücüğü yolluyorum.

serpil dedi ki...

beste'ciğim sen hep ışık saç, bunu hiçbir şey değiştirmesin.

Mimosa Café dedi ki...

bestecim biraz arkadan takip ediyorum kusura bakma. kim uzdu seni? kulak asma. bu art niyetli patavatsizlar cikiyor surekli. takma sekerim kafaya. senin yarattigin guzellikler bizim de icimizi aciyor, besleniyoruz gayet de. operim.

beste dedi ki...

yorum yazarak ve ayrica email yollayarak destek olan herkese cok tesekkur ederim. Bu sayede sayacta bir tik olarak gordugum kisilerin bir kismi bir isme kavustu, yayinladigim tariflerim tahminimden cok ise yaradigini gordum bu da beni cok mutlu etti, gercekten. Biraz da mahcup oldum bu kadar insanin zamanini aldigim icin. Hepiniz uzun uzun cumleler kurarak samimi bir yakinlik gosterdiniz. Bunu hak etmek icin ne yaptim bilmiyorum ama gururlandim, kanatlandim keyfim yerine geldi. Tekrar cok tesekkur ederim...

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin