15.03.2011

Turkiye Japonya depremine neden ilgisiz?


Japonya depremine Turk medyasi neden bu kadar ilgisiz ?  99 yilinda 7,5 siddetinde deprem yasamis 20.000 vatandasini  kaybetmis, 135.00 binasi cokmus, 600.000 kisisi evsiz kalmis,  acilan 2100 davadan sadece 110 sonuclanmis ve cezalari ertelenmis , cogu dava zamanasimina ugramis kotu insaat yaptiklari icin suclu olduklari ilan edilen sistemin gunah kecileri yakalanmadigi icin pacayi siyirmisken Turkiye neden Japonya depremine ilgisiz. Japonya 99 depreminde bize ilk yardim gonderenlerden, halbuki biz  ilgilenirmis, uzulurmus gibi bile yapamiyoruz. Tamamen gundem disi ayni arap ulkelerinde yasanan devrimlere ilgisiz kalindigi gibi. Turkiye ne zaman dis dunyayla baglantisini kesti ? ne zaman sadece kendi gobek deligine bakar oldu ?  ne zaman magazin disinda hicbir seye kafa yormaz oldu ? Deprem olasiligi yuksek ve ciddi derecede yikima ugrayacak ulkelerden biriyiz, buna ragmen lafta kalan deprem sigortasi ve depreme dayanikli bina normlari disinda hicbir onlem, koruma yada felaket sonrasi planimiz olmadigi icin mi ?,Japonya gibi isi ciddiye almis bir ulkede bile depreme bagli kayiplar buyuk olcude onlenmesine ragmen tsunami ve nukler santral zararlarindan kacinilamadigi icin gelen tevekkul hali mi ? Doguluyuz biz, dusunce de ve medeniyet olceginde bir kendini birakmislik kaderine boyun egmislik hali mi ? Yakinlarini kaybetmeyen kimse yok 99 depreminde zamanla kayiplarin acisiyla basa cikmayi ogrendik yenisi gelse gene sureriz acilarimiza zaman merhemini diyerek mi ?  Avrupa’da deprem ertesi nukleer karsiti gosteriler meydanlari dolduruken neden Turkiye’de kimseden ses cikmiyor ?  Taksim meydanina neden insanlar dolusmuyor ? Sadece bizde degil son derece eski yapilmis ve tehlike arzeden burnumuzun dibindeki potansiyel tehlike arzeden  Rusya, Slovakya’daki nukleer santrallere neden kimse sesini cikaramiyor ? Bagla ulkeyi magazine onlar kendilerini ozgur sanarken et manipule istedigin kadar, ruhlari bile duymaz. Ailemizin diregi televizyonlar, haber bultenlerinde bile vicik vicik agdali magazin. Kulagina usulca uflenen uykuya dalmis bir halk. Basi kumda poposu acikta aynen deve kuslari gibi. Zenginlesmenin her derde deva olacagini sanan politikacilar ve dogru durust karsi politika uretemeyen mecalsiz solcular. Deprem bolgesine kurulmak istenen nukleer santraller. Nukleer santalleri kuranlarin insanliga karsi suc isledigi ve birgun mahkemelerde yargilanacagi inanmak istedigimiz bir hayal mi? Bunlari gecelim Japonya halki felakette nasil biraya geldi, panik yok, yagma yok halbuki Golcuk depreminde kaniksadigimiz tablolardan biriydi yagma. Halk ac, susuz, elektiriksiz, ilacsiz ancak dayanisma icinde birlik beraberlik ruhu hakim, batililarin ve bizim anlayamadigimiz bir dinginlik icerisindeler. Aglamayana meme yok ulkesi Turkiye’de Japonya’ya yardim kampanyasi var mi? Niye gazetelerde bilgi yok bu konularda. Japonya’nin ve Japonlarin yardima ihtiyaci var aynen 99 depreminde bizim oldugu gibi battaniye, yiyecek, su temel ihtiyaclarina yardim icin -Turkiye’de kampanyalar var ve haberim yoksa ozur ancak -size Amerikan ve Fransiz kaynaklara yonlendirmem mumkun.
Fondation en France

Konuyla ilgili ayrintili ve anlayabilecegimiz dilde bilgi almak icin buraya tiklayabilirsiniz.

24 yorum:

betul dedi ki...

beste gündem ibrahim tatlisesin vurulmasi. baska hicbir gündem yok bu ülkede. saniye saniye haber veriyorlar. dahasi gazetelerin bile ayni gündem var.

Sütüme Sarelleme Karışma!!! dedi ki...

biz hepimiz tek başına dünya kurtaramayacağımıza olan inancımızdan kılımızı kıpırdatmayız, eee haliyle hepimiz aynı kafada olunca toplum aslen tümden tepkisiz kalır. Bu zihniyet kırılmadığı sürede, birlikten kuvvet doğdusu öğrenilmediği/hatırlanmadığı sürece böyle olur, böyle gider...yazık! Hiç kimse sesini çıkarmayacak, bazıları ezikliğinden susacak bazı ile ise yediğinden ağzı dolu olacak konuşamayacak herkes nükleer santralden vazgeçtiği gün biz 3. nesil nükleer santrali fay hattı üzerinde göğsümüzü gere gere açacağız. Burası Türkiye! Pardon şu an daha mühim(!) konular var Türkiye'de Japonya'da neymiş, hatta pardon Japonya dediniz değil mi o nerde?

evren dedi ki...

Ah beste, iki gündür ben de kendime ayni soruyu soruyorum. Türk basini zaten coook uzun zamandir kendi göbek deligine bakiyor. Hatta bu kendi göbegine bile bakmak degil, daha öte bir sey. Türk devlet adamlarinin baska ülkelerden birileriyle yaptigi stratejik görüsmeleri Türk basinindan degil yabanci basindan okuyoruz. Toplumun tercihi mi yoksa ona tercihinin bu oldugu mu zannetiriliyor bilmiyorum. Ayni acilari yasamis bir toplum neden olup bitene en ufak bir ilgi göstermez? Kendi acilarini unutmak, korkusunu bastirmak istedigi icin kafasini devekusu gibi kuma mi gömmek ister? 11 yil 2.2 siddetinde depremi bile "Flas..Flas" diye duyuran basin yüzünden algi organlarinda hissizlik mi olustu? Olup biteni ve bunun kendi yasamina olasi yansimalarini algilayamiyor mu? Gercekten hic mi önemsemiyor? Diyecek söz bulamiyorum.

alis dedi ki...

Beste o kadar iyi yazmışsın, hislerime o kadar iyi tercüman olmuşsun ki. Haberleri yabancı kanallardan takip edebiliyoruz çünkü Türk kanallarında aptal sohbet programları vardı, şimdi ise sırf İbrahim Tatlıses! İnanılacak gibi değil. Dünyada gerçek anlamıyla kıyamet kopuyor, yer yerinden oynuyor, Türk halkı twitter'da facebook'ta tam gaz geyik muhabbeti yapıyor. Bağışı da öyle her yabancı kuruluş aracılığıyla yapamıyoruz çünkü mesela Amerikan Kızılhaçı'na amazon ile ödeme yapınca amazon yüzde alıyor. Epey bir uğraştım bağış yapacak yer bulmak için sonuçta British Red Cross'a Türk kredi kartı ile yapılabildiğini buldum. Dün duyduğuma göre Japanese Red Cross da artık tüm dünyadan bağış kabul etmeye başlamış. Halkın bencilliğini umursamazlığını ve HALA nükleer meraklısı halini gördükçe ülkeden resmen soğudum. Kalpler katılaşmış, empati, insanlık sıfır..

Meyvelitepe dedi ki...

Sevgili Beste, duygu ve dusuncelerimize o kadar guzel ve acik bicimde tercuman olmussun ki, cok tesekkurler. Biz de yerli haber kanallarinda bile bu haberin bu kadar hizla gecistirilmesine, facebookta hala herkesin " geyik" yapmasina bir anlam veremiyoruz. Kelimenin tem anlamiyla yer yerinden oynamisken, hic bir sey yokmus gibi davranilmasi insanin icini acitiyor. Biz de o kadar bakinmamiza ragmen Japon halkina yardim icin her hangi bir kampanya baslatildigina dair bir haber goremedik. Ancak yabanci kaynaklarla yardim gonderilebiliyor. Zaten topladigi yardimi yerine ulastiracagina guvenebilecegimiz bir kurulusumuz bile yok.
Herhalde bu post senin en az yorum alan postun olacak, cunku duyarsizlik urkutucu boyutlarda. Turkiye'de medya da sinifta kaldi, haberleri ancak internetteki sosyal medya ve Japon devlet televizyonu yayinlarindan ya da yabanci kanallardan izleyebiliyoruz. Belki de memleketimizdeki bu tepkisizligin nedeni konunun ciddiyetinden dis basini izleme olanagi olmayanlarin habersiz olmasidir.
Facebookta haber ajansi gibi calisiyor, duyduklarimizi hemen paylasiyoruz. Senin postunu da hemen paylasiyorum izninle.

nesrin dedi ki...

Ne kadar haklisin. Orada hic bir sey olmamis gibi davranamayiz.

Çağla dedi ki...

Beste, ben şu ana kadar yardım konusunda bir kampanya duymadım Türkiyede.
Bir gruptan arkadaşın gönderisinide buradan paylaşmak isterim.

"Türkiye medyasi doğrulariyla yeterince yer vermiyor, ama hem Japon hem yabanci medyadan Japonya'daki son gelismeleri cok yakindan izliyorum...

Şu anda; artçı depremlerin Japonya genelinde devam ettiği, 1300'den fazla insanın öldüğü, 10 bin kişiden hala haber alınamadığı, 400 bin kişinin ev ve tarlalarını terkettiği, bölgedeki nükleer santrallarde olan patlamalar sonucu büyük riskin devam ettiği ve bölgenin boşaltıldığı bildiriliyor. su anda, 6 nükleer santral kontrolsüz durumda. unutmayalim ki, yanliz Japonya tamaminda toplam 55 adet santral var!

Nükleer enerji programinda Japonya'yi örnek alan Türkiye olanlardan kesinlikle ders almali ve karşı çıkılmalıdır!! "

diye de yazmış ama bunun hakkında basında bir bilgilendirme görmedim ben.
Sana yorum yazarken hala aynı tatlıses haberi veriliyor.Alıştık sanırım bu durumlara da.
Hem bloglarında maç yayınlarından dolayı değilde politik yazılarla başa çıkılamadığı için kapatıldığını düşünüyor bir sürü insan. Bunu da yazmadan geçemeyeceğim.

egeli dedi ki...

neden arkadaşlar? her gün haberlerde Japonya ile ilgili haberler var, tamam araya tatlıses'in vurulması girdi ama yinede her haber saatinde depremden haberler dinliyorum ben, ama televizyondan ama radyodan, gazeteler 1 sayfa değil tüm sayfalara haber yaptılar, üstelik deprem bölgesine, Kızılay, Akut ve Kimse Yok mu derneği gitti diye duydum ben haberlerde, yanlış mı biliyorum?

beste dedi ki...

Fransa'da tum nukleer santrallerin birer birer elden gecirilmesine ve ulusal tartisma baslatilmasina karar verildi. Avrupa toplulugu tum santrallerin deprem, tsunami ve torer atagina karsi dayaniklik testine konu olmasina karar verdi. Almanya 80 yilinda once yapilmis 7 santrali kapatma karari aldi. Rusya 'da 4 santral kotu durumda ve 2 tanesi deprem bolgesinde ustelik gazetelerin niye deprem konusunu ustu kapali gectigi anlasildi Erdogan nukleer santrali konusmak uzere Rusya'ya gidecekmis Cernobil dersine ragmen.yardim kampanyasi yok ben okumadim hicbir yerde ineternetten bakina dakika dakika tatlises'i izleyebiliyoruz ama deprem ve nukleer bilgileri yok ancak bugun radikal biraz haber vermeye basladi.

sinuhe dedi ki...

http://www.ihh.org.tr/japonya-depremi-icin-acil-yardim-calismasi/

http://www.ihh.org.tr/sendai-kan-agliyor/

japonya'ya yardım elini uzatan ilk vakıflardan biri, bir Türk vakfı.

http://www.ihh.org.tr/japonya-da-uluslararasi-yardim-yetersiz-kaldi/

ama onlar sadece yardım hareketini organize edebilirler. bizlerde İHH insani yardım vakfı'na bağışta bulunarak bu harekete destek olabiliriz. bu konudaki duyarlılığınıza inanıyorum. eğer bir postta İhh'dan bahsederseniz daha çok insana ulaşabiliriz. selamlar.

Müge dedi ki...

Besteciğim,

Türk medyası Japonya depremine ilgisiz değil. Tam aksine, Egeli’nin de belirttiği gibi, gerek TV ve radyo kanallarında gerek gazetelerde deprem ile ilgili haberler düzenli olarak ve bolca yer alıyor, yabancı haber ajansları ile paralel olarak da gün içinde birkaç defa güncelleniyor. Ben her gün Hürriyet, Milliyet, Radikal ve Vatan gazeteleri ile birlikte Fransız Le Monde ve Le Figaro gazetelerini de okuyorum ve Türk basınının deprem konusunda Fransız basınından geri kaldığını düşünmüyorum. İki gündür İbrahim Tatlıses olayı manşetleri fazlasıyla işgal etti ama Japonya depremine ilişkin gelişmeler bununla başabaş olarak verilmeye devam ediliyor.

Japonya depremi için neden ülke çapında büyük bir yardım kampanyası düzenlenmediği konusunda ise, sana katılıyorum, Türkiye AKUT ve Kızılay’ın esas itibariyle Japonya’daki Türk vatandaşlarına ulaşma amaçlı yardım çalışmaları dışında hareketsiz bir tavır sergiliyor.

Nükleer enerji ve santraller konusuna gelince; ben de senin gibi ve diğer yorumcular gibi nükleer enerjiye kesinlikle karşıyım fakat günümüzde "ileri demokrasi"ye geçmiş bulunan Türkiye’de sivil toplumun ne dediği ve ne düşündüğü hiçbir önem taşımıyor; hükümet ne derse ne isterse o oluyor. Hatırlatmak isterim ki, basına yansıdığı kadarıyla, Haziran 2010’da Türkiye ile Rusya arasında nükleer santral kurulmasına dair anlaşmanın imzalandığı gün Başbakan’ın damadının genel müdürü olduğu Çalık Holding’in üstlendiği Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesine Rusya tarafından petrol verilmesine dair anlaşma da imzalanmıştı. Yani anlaşılan ortada Başbakanı şahsen de yakından ilgilendiren ve büyük paraların döndüğü projeler söz konusu. O yüzden, nükleer karşıtlarının düşünceleri ve alternatif enerji projeleri hükümetin umrunda bile değil. Ülkemiz enerji alanında zaten büyük oranda Rusya'ya bağımlı iken nükleer santral işi ile birlikte bu bağımlılığın daha da artacak olmasına da aldıran yok, “nükleer santral işi ya olacak ya olacak”, basından okuduğumuz kadarıyla Ruslar Akkuyu nükleer santralini yapıp işletecekler, TEDAŞ da Akkuyu nükleer santralinde üretilen elektrik enerjisini satın alıp Rusya'ya para ödeyecek. Bak bu akşam Başbakan Moskova’ya gitmeden önce nükleer enerji karşıtlarını nasıl eleştirdi: “Evinize tüp gaz da sokmayın o zaman” (!) dedi.

Türk medyası hakkında son bir not: Duymuşsunuzdur belki, Doğan Medya Grubu satışa çıktı. Talibi ise Ülker. Basına yansıdığı kadarıyla, CNN Turk’ün %51 hissesinin Ülker’e satışı tamamlandı, Doğan Grubu’nun TV ve radyo kanalları ile gazetelerinin satışı için de pazarlıklar sürüyormuş. Doğan Medya Grubu’nun diğer markaları da Ülker veya aynı eğilimde gruplar tarafından satın alınır ise, Türk medyasının %90’ından fazlası AKP/hükümet taraftarı kapital çevrelerinin eline geçmiş olacak.

Selamlar, sevgiler,

neval dedi ki...

kimse yokmu derneğinin kampanyasını gördüm şimdiye kadar.dediğiniz gibi halk magazinle futbolla,facebookla uyuşturulmuş bana dokunmayan yılan bin yaşasın havaları,derde alışmışlık ve tınmama işte vs vs.

Müge dedi ki...

Besteciğim,

Le Figaro'nun bugün geçtiği bir haberin linkini aşağıda sunuyorum:

http://www.lefigaro.fr/international/2011/03/15/01003-20110315ARTFIG00625-japon-les-francais-reticents-a-faire-des-dons-aux-sinistres.php

Habere göre, Fransa'da Japonya'ya yardım için kampanyalar başlatılmış olsa da Fransız halkı -Japonların zengin bir millet olduğunu düşündüğünden- pek rağbet etmiyor ve bağış yapmıyormuş. Oysa geçen yıl Haiti depreminin ardından sadece 3 günde 2 milyon Euro bağış yapmış Fransızlar Haiti'liler için.

Türkiye'de de benzer şekilde hatalı bir algı söz konusu olabilir. "Japonya dünyanın en büyük 3. ekonomisi, kendi başının çaresine bakar elbet" şeklinde yanlış bir düşünce nedeniyle yardım kampanyaları düzenlenmiyor olabilir.

beste dedi ki...

Egeli ve Muge- Turkiye'de televizyonun ve gazetelerin halinden memnunsaniz diyecegim fazla birsey yok bu durum gelisme umudumu ortadan kaldiriyor siz bile memnunsaniz. Muge ilk kisimda soylediklerin ile ikinci kisimda getirdigin elestiriler bence ortusmuyor. Basinin bagimsiz ve sansursuz olmasi lazim bu acidan Turkiye'de savunalabilecek medya kurusulusu yok. Ha Dogan grubu ha Ulker grubu degisecek cok fazla birsey olmayacak. Fransa ile Turkiye'de ki basinin farki Fransa'da alternatif gazete ve televizyonlarin olmasi. Turk basini Japonya depremine iliskin bilgileri benim ineternetten takip ettigim kadriyla dogru ve zamaninda vermiyor. Ayiklamaya yapilarak diger haberlerin arasina sikistiriliyor aynen arap devrimlerinde oldugu gibi. Gundem surekli magazinel hayhuyla geciyor. Demokrasilerin vazgecilmezi bagimsiz ve sansursuz basin. Turkiye dunya siralamasinda utanilacak bir yerde basin ozgurlugu acisindan, bu gercekler varken basinin bu haliyle savunulmasini hele de senin tarafindan pek anlayamiyorum dogrusu. Le figaro ve Le Monde tarafli haber yapar bagimsiz basin kategorisine girmiyor ancak le monde ulkede olup biten tartismalari, karsi gorusleri yayinlar.

beste dedi ki...

Bugun icin dunyanin farkli gorus ve fikirlere ozgurluge daha cok ihtiyaci var. Mass medya gundemi yaratarak gercek problemlerden uzaklastiryor insanlari bu yuzden alternatif ve bagimszi medya onemli totaliter rejimlerde bagimsiz internetin onemli oldugu gibi. tunus ve Misir devrimlerinde facebook ve bloglarin oyandigi rolu unutmayalim. Bu anlamda Turkiye'deki insanlarin gercek bilgiye uasmasi, bir karsi gorus gelistirip savunmasi hele meydanlara inmesi su an icin cok mumkun gorunmuyor. Bu sistemin degismesi lazim insanlar en rahat en ozgur oldugunu dusundukleri noktada manipule edilirler. Bu rehavet hali savunmayi elestirel bakisi engelliyr. eller havada oh yar bana bir eglence ile bu siler yurumez. Japonya ekonomisi kritik bir noktada iken basina bunlar geldi. Atom bombasi felaketini yasamis bir ulke. Su an gelen haberlerde insanlarin aclik, susuzluk sogukla karsikarsiya oldugu bir gercek. Yardim kampanyasi duzenleneli gazetelerden bunlardan bahsetmeli en onemlisi tum dunyada oldugu gibi nukleer karsiti gorusler ve tartismalar olmali benim ozellikle ustunde durdugum konu bu.Basin ve televizyonlarin ana gundemi bu olmali yoksa gerisi hikaye...

Müge dedi ki...

Sevgili Beste,

Ne ben ne Egeli Türk basınından memnun olduğumuzu ya da Türk basınının özgür ve sansürsüz olduğunu yazmadık. Lütfen sözlerimizi ve düşüncelerimizi kapsamı dışına çıkarıp çarpıtma. Sen mesajında “Türkiye Japonya depremine neden ilgisiz?” diye bir başlık atmışsın ve öyle bir tablo çizmişsin ki sanki Türkiye’de basın Japonya’da deprem, ardından tsunami yaşandığını, nükleer sızıntı olduğunu, onbinlerce kişinin öldüğünü, Japon ekonomisinin mahvolduğunu ve Japonların açlık ve ölüm tehdidi altında bulunduklarını hiç yazmamış gibi bir hava yaratmaya çalışmışsın. Bu kesinlikle gerçek dışı. Lütfen söyler misin, Fransız alternatif basını Japonya depremi hakkında Türk medyasının vermediği hangi haberi verdi? Türk medyası hangi haberleri sansürledi? Söyle de öğrenelim.

Nükleer sızıntı ve Akkuyu nükleer santrali kuruluşu arasında bir bağlantı kurulup Rusya ile imzalanan anlaşmaya karşı medyada bir kampanya başlatılmadığı gerçek, fakat halihazırdaki baskıcı politik koşullarda bunu yapabilecek hiçbir basın organı yok. KanalD, NTV bu konuyu ele alan açık oturumlar düzenlediler, ana haber bültenlerinde de bu konuya değindiler ama suya sabuna dokunmadan, önemli olan personelin nasıl eğitileceği vs. diyerek işi kapattılar.

Diğer taraftan, lütfen aç Le Figaro’yu oku, kağıt gazete almıyorsan o zaman aşağıda sunduğum linki oku:

http://www.lefigaro.fr/international/2011/03/15/01003-20110315ARTFIG00625-japon-les-francais-reticents-a-faire-des-dons-aux-sinistres.php

Fransa’da düzenlenen Japonya’ya yardım kampanyası –Fransızlar Japonların zengin olduklarını düşündükleri için- iyi gitmiyormuş, istenilen ölçüde bağış alınamıyormuş. Bence Türkiye’de de aynı düşünce hakim olabilir, insanlar ve kurumlar “Japonya dünyanın 3. en büyük ekonomisi, nasıl olsa kendi başının çaresine bakar” diye düşünüyor olabilirler. Bu yanlış bir düşünce ve bugün Japonya’da yarın California’da 9.0 şiddetinde bir deprem olsa “ABD dünyanın en güçlü ülkesi, Japonya çok zengin zaten” vs. diyerek yardım etmekten elbette kaçınmamalıyız.

Selamlar, sevgiler,

betul dedi ki...

evet beste benimde anladigim bu dün aksam esimle bilhassa oturup haberleri izlemeye kalktik. inan vurulma haberlerinden yok esleri,sevgililer cocuklari,siyasiler ünlüler tek tek gün icdeki reportajlari verip sonra birde japonya varid gündemde dediler. online gazetelerde hani güncellenen haberlerin arasinada serpistirilmis vaziyette japonya.ancak alman haberlerinde tartisiliyor,acik oturumlar var inan cafelerde bile tv de haber kanallari acik sürekli uzmanlardan bilgiler aliniyor. dünyanin gündemi nükleer enerji iken yahu bune rezillik. dün i.tatlisesin hastanedeki ziyaretcilerine verilen yemeklerin menülerine kadar saydirip cadirlarina kadar gösterdilerde.....

beste dedi ki...

ben boyle bir hava yaratmaya calismadim online okudugum gazetelerin ki Turk gazeteleri onlar pazartesine kada dogru durust bir bilgi yoktu, GUNDEM'de degildi ve hala da oyle. Genel bir baslik olarak arada gecmis. Birinci kisimda soylediklerine ve sorduklarina ikinci kisimda zaten kendin cevap vermissin o yuzden uzakmayacagim. Fransiz gazeteleri okudugundan bilgiye ulasma problemin zaten yok. Evet Figaro benim satin aldigim bir gazete degil biz burada deprem ve nukleer ile yatip kalkiyoruz toplumundan gelen baski sonucu Sarkozy bile birseyler yapmak zorunda hissetti kendini gercek demokrasilerin vazgecilmez garantisi bagimsiz basindir, basinin yarattigi gundem ile insanlari bilinclendirmek soru sordumak ve demokratik haklarini protestolarla ortaya koyma vsvs konularinda oynayacagi hayati rol tartisilamaz bunun ustune zaten senin de soyleyecegin fazla birsey yok sanirim ayni fikirdeyiz. Turk basini, televizyonlari bana ve benim acimdan bakanlara gore coktan sinifta kaldi, neler yapilabilir neler yapabiliriz bence onlari konusmaliyiz, polemikleri birakip, sevgiler...

beste dedi ki...

yardim kampanyalari duzenlenmisse bile bunu internete giren nihayetinde okuyup eden insanlar bile bilemiyorsa o kampanyalar bosuna duzenlenmistir basin bunu dogru duyurmuyor demekki isin psikolojik kismina girmeden once yontemde problem var.Hadi ben kactim artik dersteyim butun gun ve ders konu,larimiz bile degisti Japonya'nin deprem sonrasi ekonomisi!

beste dedi ki...

Mugecim bride dakika dakika haberleri izlemek istiyorsan online express'i oneririm. http://www.lexpress.fr/actualite/monde/en-direct-au-japon-une-fuite-du-reacteur-2-envisagee_972678.html

LILY BRIK dedi ki...

simdi kimse belki turk medyasina toz kondurmak, yada turk insaninin duyarliligina toz kondurmak istemiyor belki. eger bu deprem herhangi bir Islam ulkesinde olsaydi, bilboardlarda emine hanimi aglarken gorurduk.
Aslinda Japonya' ya buyuk bir yardim kampanyasi olmamasini yadirgamiyorum. dunyanin en guclu ekonomilerinden birisi ve bir cok ekonomik ortagi var. ama nukleer santral ile ilgili yeterli bilgimizin veya yeterli aciklamanin olmamasina oldukca kotumser bakiyorum. neden mi? japonyadaki bir felaket butun dunya daki dengeyi altust edecek kuvette arkadaslar. bir sure sonra bu radyoaktif buhar, hem asyanin tamamina hem de avrupaya ulasacak. belki oldurmez bir gunde ama butun tarimi, su kaynaklarini vs etkileyecektir. dahasi reaktorleri sogutmek icin deniz suyu pompalaniyor ve radyoaktif sular denize geri bosaltiliyor. cok yakinda deniz turlerinin baskalastigini ve yokolma tehlikesinin kiyisina geldigini duyunca paniklemeyin. ne yazik ki zaten kuresel isinma onumuzdeki senelerde tarimi ve hayvanciligi cok buyuk olcude katledecek. bir de deprem ve volkan gibi dogal felaketler de buna tuz biber oldu.

imla ve yazim hatalarim icin lutfen kusura bakmayin, klavyem bana yabanci.

nalan dedi ki...

japonya korkarım nükleer sızıntı ve spekülatörlerinden elinden daha epey çekecek. şimdiden dünya kadar vurgun yapmışlar. ömrü boyunca eşşek gibi çalışanlar telef olurken, onların acılarından servet yapan bir dünya düzeni.
e basın da ona hizmet edecek. asıl amacından uzaklaşıp da sermayeye hizmet ettiği sürece ne nükleeri eleştirebilir ne de kral çıplak diyebilir.
bizler de gömeriz gagalarımızı toprağa, kocaman hantal bedenlerimiz tepede. tsunami de vurur, deprem de vurur, putin amcamın yapacağı nükleer tesis de patlar...
senaryonun gerisi zaten baştan yazılmış :(

Müge dedi ki...

Üç nokta:

1) Dün Hürriyet’te –İngiliz basınına atıfla- çıkan bir habere göre, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Aralık 2008’de Japonya’yı deprem bölgelerinde kurulu nükleer santralleri konusunda uyarmış ve bu santrallerdeki güvenlik standartlarının çağın gerisinde kaldığını, kuvvetli bir deprem neticesinde nükleer bir felaket yaşanabileceğini belirtmiş. Peki Japonya bu uyarı karşısında ne yapmış? Hiçbir şey! O nükleer santralleri ne kapatmış, ne güvenlik sistemlerini yenilemiş. Bu köhne santrallerden biri olan Fukushima deprem ve tsunami neticesinde yıkılmamış, fakat güvenlik sisteminin eski teknoloji olması -soğutma sisteminin elektrikli jeneratör ile çalışıyor olması nedeniyle- deprem/tsunami sonrasında güvenlik sistemi devre dışı kalmış, Japonlar da taşıma su ile reaktörü soğutmaya çalışıyor ve başarısız oluyorlar. Bu tablo karşısında, dünyanın Japon halkına yardım etmekle birlikte Japon hükümetini de –vakti geldiğinde- cezalandırması gerektiğini düşünüyorum.

2) Bu sabah Türk gazetelerinde çıkan habere göre, nükleer felaket nedeniyle panik içinde bulunan ABD ve Almanya’da insanlar potasyum iyot tabletleri ve radyasyon ölçüm cihazları satın alıyorlarmış. Potasyum iyot tabletleri, radyasyondan zehirlenmeyi önlermiş, Japonya’da halka ücretsiz dağıtılıyormuş. Türkiye’de ise –acı gerçek- potasyum iyot tableti diye bir şey yokmuş, almak isterseniz ancak iyot alabilirsiniz ki bu da bilinçsizce alınabilecek bir madde değil elbette. Türk halkını radyasyondan koruyabilecek bir çare bulunmadığı ve halkımız Çernobil felaketinde de radyasyonlu çayları afiyetle içmiş bulunduğu için olsa gerek, Türk basını nükleer panik havası estirmemeyi tercih ediyor herhalde.

3) Başbakan Erdoğan dün Rusya Başkanı Medvedev ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi ve TV’lerden izlediğimiz bu basın toplantısında Akkuyu Nükleer Santrali’nin kesinlikle inşa edileceğini tekrar vurguladı. Nükleer santral karşıtı eylemcilerin ve Akkuyu Nükleer Santrali projesine başından beri karşı çıkan Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası üyelerinin terör örgütü üyeliği suçlamasıyla içeri alınacağı günler yakındır.

Selamlar, sevgiler,

Müge dedi ki...

Güler misiniz ağlar mısınız bilemem ama lütfen aşağıdaki yayını izleyin. Show TV sokaktaki vatandaşa Japonya'nın nerede olduğunu sormuş ve aldığı yanıtları paylaşmış:

http://www.youtube.com/watch?v=5eoa9h9hM3Q&sns=fb

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin