mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31.01.2010

7 henuz bilinmeyen ozelligim!



Bahar karlari ve kucuk prens ve annesi once kendini sonra beni "mim"lemis diyemeyecegim yoksa Acalya beni paralar, ebelemis:) Bazi bloglarda hakkinizdaki 7 ilginc ozellik diye geciyor. Insanin kendini ovmesinden hoslanmadigim gibi ilginc olmak goreceli bir kavram ve kimi zaman negatif anlamda kullanilir. Catlak kari yerine ilginc bir kadin diye ehlilestirilir cumle. En iyisi baskalarina sormak lazim size gore Beste'nin ilginc ozellikleri nedir diye? Bana gore bazilari olumsuz bazilari hosuma giden 7 ozelligim;

1-Herkesi ne yaparsa yapsin affetmek ve kin tutamamak ki olumsuz oldugunu dusunuyorum, kardesim insan hic mi ders almaz bozuk plak gibi hep ayni sey tekrar tekrar. Neden yapmis olabilir diye dusunmeye baslayinca hak bile veririm nerdeyse, degistirilmesi gereken bir ozellik! Zannetmeyin ki melek gibiyim,  canimi yakan olursa agresif olabilirim ki yillarla torpuledim. (fiziksel guc yada kufur degil kelimelerin siddetinden bahsediyorum)

2-Aci dolu yerlere girince hastaneler, cenaze evleri yada televizyonda gordugum, radyoda duydugum felaketler vs hemen aglarim hatta en cok ben aglarim! Oradaki herkesin acisi icime coker dayanamam, sunger gibi cekerim, buda olumsuz bir ozellik tas gibi saglam olmak isterdim.

3-Hizli dusunur, hizli kavrar, hizli hareket ederim. Sinavlardan en once ben cikarim. Annem, esim, arkadaslarim cogu bana gore yavas hareket ederler. Zihnim hizlidir yavaslatmak icin bilimum reiki, yoga, meditasyon vs denemelerim olmustur. Zen felsefesine hayranlik duyarim bir turlu uygulayamam. Ikebana (japon cicek duzenleme sanati) kursuna gitmistim. 3 ana aksa yerlestiriliyor cicekler toprak, gokyuzu ve insani temlsil eden,  saatlerce dusunuyorlardi diger kursiyerler ki amac bu, benimki 2 dk bitiyordu sonra sikila sikila bekledigim icin vazgectim gitmekten, ilk sushisini ikram etmek icin 7 sene calisan japon ustaya hayranimdir . Tai chi kursu yavasliga dayanamadigim icin yarim kalan diger ornek, ne diyeyim daha yasim ve aklim gelmedi...Bunu da cok yorucu oldugu icin olumsuz ozellik kontenjanina koyuyorum.


4-Tutkuluyumdur, sanata ozellikle resim ve kitaplara, renklere duskunumdur. Annemin dedigine gore kucukken yerde gordugum gazete kupurlerini bile alir okurmusum. Yerde gordugum kirilmis bitki parcalarini da alir ekerim ve yetisir, anneanem elin yesil derdi. Tutkuda sakincali olabilir ama severim. Cocukken agaca cikar, tek patenle sokaklari dolasir digeri kardesimdeydi!, kavgalar eder sonra eve gider ansiklopedi yada elime gecen herseyi okurdum.

5-Dogayi, hayvanlari, yemegi (farkedildi herhalde), hayati  tutkuyla severim. Babam oyleydi, annemde oyleydir surekli sokaktan hayvan toplar iyilestiririz.  (sipa, karga, marti, kedi ve kopekler) Iste bu olumlu bir ozellik. Dalisi severim 63 metreye daldim, Babadag'dan uctum, bisiklet, trekking vs severim ama spor disiplinim yoktur, aklima esince...

6-Otorite, israr, baski sevmem. Her turlu muzigi sevsemde beni en iyi rock and roll ifade eder.

7-Cocukluk hayalim dunyayi gezmekti bir olcude gerceklestirebildim, ingilizce ve fransizca bilirim kolejli degilim, ogrenmek icin cok ugrastim. Yeni seylere acigimdir, kolay adapte olurum, kolay arkadas edinirim ( Cherbourg haric), enerjim yuksektir, insanlar genelde beni severler ve dertlerini paylasirlar ben baskalarina cozum bulanlardanim. Bu arada caliskanimdir, gorev insaniyimdir bana sorumluluk verin yerine getirene kadar calisir, sirf ona odaklanirim, asla gec kalamam hep erken giderim bu konularda robota donerim. Once is, calis, yap, gerceklessin. Boyle bir 10 sene gecirmisim sadece calisarak bulutlara bakmayi unutarak. Baskalari beni cok durust bulur, akabinde getirdigi patavatsizligi torpuledim yoksa kirici olmak disinda bir ise yaramiyor. Ortaokulda yazlari, lise 3'te ogleden sonralari olmak uzere hayatim boyunca calistim, ondan belki cok yorgunum. En ilginc isim tabiki avukatlik ve kurpiyelikti insanlarin gercek yuzlerinin goruldugu meslekler bunlar ki bundan sayfalarca yazi cikar...

Isteyen ustune alinsin ve 7 ozelligini yazsin derim, boylece yazmak isteyenlere firsat dogmus olur, hadi aktif olun, bekleme durumundan kurtulun...

EK-En onemli seyi unuttum ben bir savasciyim, sahip oldugum hersey icin buyuk ugraslar verdim.

22.01.2010

Mim ve dostluk cicegi odulu



Yeliz cantasinin icindekiler yazmis ve baskalarini mimlemisti oh yirttim dedim. Korkum gercek oldu, Acalya'dan kacamadim! Acalya onceki mimiyle beni Leonardo hakkinda yazmaya baslatan kadindir ayrica:) Tum gercekleri ogreneceksiniz simdi! evet ben 16 yasimdayken oldugu gibi hala cantama ivirzivir tikistiriyorum:) Avukat iken vallahi cantam daha duzenliydi nede olsa dosya cikarirken yaninda pis mendiller, bonbon, cikolata kagitlari ciksin istemezdim, ha birde haftada 2-3 kere canta degistirirdim o zaman temizleyip duzenleyebilmek daha kolaydi. Avukatim diye cantami aratmaz, giciklik iste, her yerde kavga ederdim, simdi gonullu herkese gosteriyorum hayat iste:) Simdi galiba mevsime gore canta degistiriyorum, iki elimin bosta kalmasi icin postacilar gibi asilacak cantalari tercih ediyorum nede olsa civa gibi bir oglanla gezerken eller bos olmali:)
Oglus buyudu artik manyaklar gibi ilkyardim cantasi (hicte kullanmadim vesveseymis), bez, islak mendil, su, acil durum yiyecegi yani kucuk bir bavulla gezmiyorum. Onun artik kendi sirt cantalari var, yanina alacagi oyuncaklari dolduruyor birde kulot, corap ve pantalon ekliyoruz, heyecandan cis kacirmalarina karsin yada plajda direk suya daldigi icin...
Cantamin icindekiler mi ? bir ayna umurumda mi dunya, 4 tane yanlis okumadiniz 4 ruj, her yere sacilmis bozuk paralar, kirli ve temiz mendil, Leonardo'dan kacirip cantama tiktigim kahve sekerleri, Moleskine defterim, telefon, cuzdan, Paris metro bileti, antibakteriyel kopuk, gene tikistirilmis alisveris fisleri ve ne olur ne olmaz oyuncagi motor:) Cok kotu degil en azindan cikolata ve bonbon ambalajlari yoktu:) Of atlattik.
Simdi cantasinin son derece derli doplu olduguna inandigim Selen, Zehra ve kekvekahve yi mimleyerek hainlik yapiyorum:)


Kendi sectiklerini giymistir katkim yoktur, lutfen cocugu maymuna cevirmis demeyin:)))





Tam mimi hazirlarken birde boyle guzel bir odul geldi, resmi bile ne guzel turuncu kadife cicegi:) Cok tesekkurler anneyazar. Ben de bu odulu oncelikle tum blog dostlarima, komsularima  ve  keyiflerinin bir an once yerine gelmesi umuduyla Red Riding Hood ile guzel ve hareketli kizi ashley'ye yolluyorum:)

22.12.2009

Paris'in en iyi pastaneleri III, Dalloyau, Pierre Marcolini, Michel Cluziel ve Mim


Fransa'da her gün en az 4 yemek kitabı  yayınlanıyor ve ilerde ayrıntılı bahsedeceğim üzere Paris'te sadece yemek kitabı satan 3 tane kitapçı var. Paris'te 2 milyon kişi yaşıyor, 2008 yılında gelen turist sayısı 29 milyon. Dünyada ilk turistik gezinin yapıldığı bu kent halen dünyanın en çok ziyaret edilen şehri.   Şehir ünvanını hak ediyor, son derece lüks magazaların yanında halen geleneksel dokusundan bir şey kaybetmmiş dükkanları, sokakları var. Önce sanatın sonra modanın merkezi olan Paris bu unvanlari kaybetse de her daim gastronomi'nin başkenti olmaya devam ediyor özellikle de çikolatanın. Bu şehre sadece pastane yada kitapçı gezmek için bile gelinir. Fetiş halini almış pastalara doğru gezintimize devam edelim.



Yemek kitapları kutularda yanında madeleine, financier, cremes brulée, charlotte, mini muffin, küçük tart kalıpları yada tuzlular için terrines, cocottes'larla beraber satılıyor.

Dalloyau Pastanesi




Bu pastane sahipleri 1682 'de fırın olarak işe başlamışlar 14.Lui'nin kardeşi, ağbisine yaptıkları küçük ekmekleri önermiş, kral beğenince Versay sarayında çalışmaya başlamış Mösyö Dalloyau ve bu şaşalı hayat kralların kafası giyotinle kesilene kadar devam etmiş. Devrimle işsiz kalmamış halka dönmüş Mösyö. Geçen sene Çikolata fuarında en iyi çikolata üreten pastane ödülünü de alan bu pastanenin en ünlü ürünü "Opera". Alt resimde en üst soldaki şahane pasta.Kahve şurubu emdirilmiş 3 kat ince bisküvinin arası kahveli tereyağlı kema  ile doldurulup üstüne çikolata ganaş dökülmüs öf ki ne öf.


Michel Cluziel Çikolatacıları


Michel Cluziel dünyada nadir rastlanan çikolata ustalarından. Cikolatayi içine soya lesitini katmadan işliyor özellikle soyanın GDO' lu olup olmadığının bilinmediği şu günlerde tadı yanında kalitesi ile de öne çıkıyor. Geçen sene olduğu gibi bu senede çikolata fuarında en iyi çikolatacı ödülünü kazandı. 4 çocuğuyla birlikte Normandiya Damville'de üretim yapıyor, komşum ama henüz ziyarete gidemedim. Paris'te ki dükkanının vitrinine yapıştım çünkü içinde kocaman çikolata çeşmesi var. Çok kaliteli gerçek çikolataya buyrun:)




Pierre Marcolini Çikolataları



Aslında Belçikalı olmasına rağmen çikolaat düşkünleri tarafından bağra basılan Marcolini mevsimine göre üretimlerini yeniliyor. Safranlı, çaylı ve limonlu, baharatlı çeşitleriyle mutluluk patlamaları yaşatıyor. Fotoğraf yasak o yüzden vitrinle idare edecegiz!


Geleneksel ev önü fotoğrafları serisine devam. 2009'u tatlı bitirelim dedim, çarşamba itibariyle yollara düşeceğiz, Paris'te noel, ordan İsviçre sınırinda Besançon ve yılbaşı için Burgonya bölgesi ancak yeni sende eve döneceğiz. O yüzden arada yazamaz isem herkese harika ve çikolata kokulu yeni yıllar diliyorum.

Bu yaziyi dun yazmistim ardindan kek ve kahvenin mimi geldi.Tesekkurler,  2010'dan ne bekledigimi dusunmemistim bu vesileyle bir yuzum kara olarak! isteyelim bakalim.

1-Saglik ve huzur,
2-Bahceli bir ev icinde bio sebzelerimi, rengarenk ciceklerimi yetistirebileyim,
3-15 kilo vereyim:) her senenin klasigi!,
4-Leonardo'nun ikiz kardesleri olsun boylece istedigim kocaman aileye kavusabileyim.(Evlatta edinebiliriz sadece sartlar olussun),
5-Kitap cevirileri yapayim,
6-Hazirlamakta oldugum fransizca/ingilizce yemek terimleri sozlugum basilsin,
7-Tekrar yogaya baslayayim hatta meditasyona da!
8-Duzenli spor yapma disiplinim olussun.
9-Fransua'ya cok istedigi pianoyu alalim,
10-Oglumla ve birkac gunlugune onsuz baska ulkelere gidelim, Istanbul dahil.
11-Cocuklar ve hayvanlarin degerinin bilinmesi ve her turlu kotulukten korunmasi.
12-Baglantimi kaybettigim dostlarimi yeniden bulmak istiyorum,
13-Belki bir is ama sevdigim beni hayattan bezdirmeyecek turden:) Dedim ben isteyenin yuzu bir kara diye,
14-Bloguma birakilan yprumlarin cogalmasi ve bu sayede yeni insanlarla tanismak, tanistiklarimla arkadasligimizin ilerlemesi,
15-Daha enerjik olmak ve saglik sorunlarimin kaybolmasi, Varis corabindan kurtulmak
16-Cok ogrenmek istedigim sey var gerekli vakti bulup okumak, ozumsemek, birazda daldan dala atlama huyumdan kurtulmak,
17-Seramik ve resimde ilerlemek,
18-Yemekler pisirmeye ve onlari kocaman sofralarda paylasmaya devam etmek,
19- Daha sabirli, daha az duygusal ve sakin olabilmek, farkindaligimin artmasi,
20-Anneme ve arkadaslarima bir koca ya da iyi bir sevgili:), sevmek sevilmek
21-Guzel oglusumun sagligi, keyfi, mutlulugu ve gulumsemesinin hic kaybolmayacagi bir sene, bana mamuska diye seslenmeye devam etmesi:) (babasindan ogrendi)
22-Egomdan tamamen kurtulmak, iyi bir insan olmak,
23-Ihtiyar dunyamiza daha az zarar vermek,
24-Sahip olduklarimin degerini bilmek diyerek bu uzun listeyi tamamlayayim.

Bende (bu mim isinde sinirlama var mi?) Hedikli ev, bahar karlari(fena halde hamile kendileri:) (Acalya, Ozlemaki (soylecek cok seyi oldugunu tahmin ettigimden:), merak ettigimden Zeynep, Yeliz, Mimosa, Calanon, Mehmet Vuran ve Narince'yi mimliyorum:)





1.11.2009

Sobe Leonardo'nun 6 ilginc ozelligi


Cok heyecanliyim ilk defa mimlendim yada Acalya'nin deyisiyle sobelendim. Aslinda eve donunce yazacaktim ama bugun Paris'te yagmur yagiyor tam yazi zamani. Cocuklarimiza duskunlugumuzu bir onceki nesil anlayamiyor, bana gore hayat onlarin etrafinda donuyor ve bu normal. Baska bir yerde olmak yerine oglumun yaninda olmayi tercih ederim.  Bu demek degildir ki onun hayatini yasiyorum ama secme sansim oldugunda onunla birlikte hayati paylasmayi tercih ediyorum. Fransua'nin anne babasinin beni Leonardo'yu arada tokatlayarak -hafif- egitmem gerektigini soylemelerini inanilmaz buluyorum hatta cag disi. Fransizlar cocuk egitiminde hala eski metodlari kullaniyorlar cocugu ezme, korkutma, hatta tokatlama, popoya vurma, bir suru fransiz arkadasla bu acidan anlasamiyoruz.  Poposuna vurmayi denedim ilk denememde anlamadi. Insanin cocugunu dovmeyi ogrenmesi gerekiyor demek ki ikinci de biraz daha hizlica vurdum ve o gece uzuntuden uyuyamadim, bana gore ve benim inandigim bir yontem degil. Burda cocuklugumdan beri duymadigim "cevap verme"nin fransizca versiyonunu burda bol bol duyuyorum. En buyuk suclardan biri cocuklarin cevap vermesi. Ben ogluma kiyamam, onun da haklari var hemde dogdugundan beri yemek istemezse yemez, uyumak istemezse uyumaz ayrica kolay ve huzurlu bir bebekti . Bizimle sofraya oturur, herseyi yer,  guzel olmussa hmmm cok guzel diye yorum yapar.  Her estoranda yemek yiyebilir Japon, Hint, Fransiz, Turk. Fransa'da cocuklmenusu yetiskinlerin menusu  ne kadar rafine ve gelismis olsa da bir cesit fransiz koftesi ve makarna yanina renkli surup eklenmis su ve dondurma  ile sinirlidir. Sebze yemez cocuklar anneler denemez bile sevdirmeyi. Hazir besinler tercih edilir, sebze meyve hak getire. Bana Leo taze sebzeden hazirlanmis yemek yemezse hastalanacakmis gibi gelir, boyali, ne idugu belirsiz, gercek yiyecek icermeyen biskuvi vs yedirmem. Oda brokili, pirasa, ispanak dahil herseyi yer, yeni seyleri dener fazla aciysa  yada koriliyse yemez hafif aci, kori yemeye calisir. Et, balik, sebze yer meyvelere hele egzotik olanlara bayilir.  Sadece bitter cikolata yer ve benim gibi tatlicidir, ekmek almaya gittigimizde mutkaka bir tanede makaron alinir. Ekmek sever bazen onunden kaldirmak zorunda kaliriz Turk ve Fransiz yani birlesince boyle guclu sonuc oluyor her iki ulusta ekmek sever:) Ekmegi sosa banmaya bayilir.




Bana gore ilginc olanlar eski zihniyete gore sacmalik olabilir. Simdi "mami papi'"nin yaninda Leonardo'yu yetiskin ol diye azarliyorum. Anlayana...
 Leonardo Levend Bonnard 1 mayis 2006 dogumludur.
1-Leonardo 1 yasindan beri mutfakta, zamaninda boyundan buyuk tencere, kap kacakla oynar ,simdilerde yumurta kirma onun gorevidir kabin icine dusmus kabuklari itinayla cikarir, karistirir unu ekler ancak unlu karisimlarda zorlanir ve her yere doker:) Bulasik makinasini  1,5 yasindan beri buyuk bir ciddiyetle o bosaltir ve herseyin yerini bilir asla karistirmaz, babasini dusundugumde mucize gibi geliyor. Copleri ayristirir plastikler, kagitlar sari cop kovasina digerleri obur kovaya baba daha ogrenemedi!
2-Kucuklukten beri bicaklara duskundur, birgun bicagi gosterip bak bu keser ve deler dedigimden beri her bicak gordugunde keser ve deler diye soylenip eline almak ister. Mami'nin merdivenalti boslugunda kocaman bicaklar olduguna inaniyor normal cocuklar canavar filan der. Canavar'in ne oldugunu bilmez ve korkmaz. Bicagi alinca annemin bacagini kesecegim der! kesme fiilini biliyor ancak sonuclarini anladigindan emin degilim zaten anliyorsa kucuk Dexter yetisiyor demektir!
3-Hersey icin pazarlik yapilir evet son lokmami yerim ama sonra cikolata, cisimi yaparim ama sonra cizgi film vsvsvs. Baskalarinin mutlulugunu cok onemser mami mutlumu, babam mutlumu sen mutlumusun diye sorar. Hayir dersem yuzumu tutup gozlerime bakar kocaman gulumser ve tekrar sorar mutluyum cevabi alana kadar. Ilac sever benim oglum vermeyince ben hastayim diye ikna etmeye calisir:) Hic ilac verme problemim olmadi.
4-Saka yapar ve guler, ben ona bagirdigimda bana 3 misli yuksek sesle bagirir ve isaret parmagini havaya savurarak tehdit eder, cok guldugumden ortam yumusar. Diversiyon her zaman ise yarar. Bana kocaman sarilir annem "je t'aime"  der o zaman bu hayata niye gelmis oldugumu anlarim. En cok gobegimi sever  ve oper onun disinda seven olmadigindan adaletli bir durum...
5-Motorsiklet delisidir birgun benim eski motorsikletli fotografimi bulmus o gunden beri kahramani benim! Hayvanat bahcesinde en sevdigi sey kenarda duran motorsiklet oldu. O kadar cok fotografini cektik ki artik izin vermez yuzunu kapar. Kendi cok guzel fotograf ceker. Dogdugu gunden beri kendi blogu vardir.
6-Fransizcayi benim aksanimla, Turkceyi Fransiz aksaniyla konusur biraz ingilizce anlar. Turkce az konussa da ceviri yapar hem bana hem annenanneye. Konusmadan once sarki soylemeye basladi ,gitar calar komik danslar eder. Kizlari daha cok sever, cok hareketli erkek cocuklarindan hoslanmaz, kenara cekilir itisip kakismaz sakindir ama inatcidir. Kendi kutuphanesi vardir, gider saatlerce kitap okur kendi sectigi bir kitabi bana yada babaya okutur. "Pourquoi et pourquoi"  neden ama neden sorulariyla evap vermeyecek hale gelene kadar zincirleme sonsoz soru sorabilir ve pes ettirir!

Bunlarin neresi ilginc diyenlere karga-kuzgun iliskisini hatirlatirim:)

Bende ozlem ve selen'i sobeliyorum:)





LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin