6.09.2010

Seda'yla Chablis (şabli) kasabasi'nda Chablis şarabı

Bir seneden fazla süredir beklediğim Seda ile beraber Burgonya tatilimizi sonunda gerçekleştirebildik. Seda'cığımı karşıladıktan sonra Paris'te bir kaç gün kaldık ve 2 saat uzaklıktaki Burgonya bölgesine yola çıktık. François'nın arkadaşları Annay Sur Serein'de yaşıyorlar her sene olduğu gibi yine onlarda kaldık. Hepsinden biraz bahsedeceğim.  Leonardo aynı yaştaki arkadaşı Nathan ve babaları Dinazor parkina gitmek isteyince Seda'nin ağlamaklı bakışlarıyla karşılaştım. 2 çocuk ve plastik dinazorlar parkı varken  kim bölgeyi gezip, şarap tadımı yapmak ister halbuki. Hemen duruma el koyup biz Chablis'ye gidiyoruz, siz dinazor parkina deyince, Seda bu sefer sevinçten ağladı. 
Chablis çiçeklerle süslenmiş bizi bekliyordu. Galya'lılar zamannda (800 ler civarı) ilk bağların yer aldığı bu kasaba ve civarı, dünyaca ünlü Chablis şarabının üretildiği bölge. Bu kadar ününe ve dünyanın her yerinde satılmasına rağmen 1957 ve 1961 de iki geç gelen don şarap bağlarını perişan etmiş ve üretim azalmiş. Dona karşı yeni teknikler ile durum biraz toparlanmış. Çok eski şarap geçmişi olan halen cazibesini koruyan bir kasaba.

Chablis beyaz şarapları  4 çeşit olarak AOC sertifikasıyla üretiliyor: Hepsi yuzde yuz Chardonnay (Şardone) uzumunden. 1-Chablis Grand Cru- Sadece yedi parselde üretilen kadife içimli altın renginde bu şarabı biz ölümlülerin bulması çok zor. Bağların önümüzdeki on yıllık rekoltesi sahiplerine şimdiden satılmış bile. Sadık alıcılar ölürse, bekleme listesi var.
2-Chablis Premier Cru-Toplam 40 bağdan geliyor tüm üretim: İpek içimli gümüş şaraplar. Nispeten pahalıca olmasına rağmen en azından bulup alabilirsiniz.
3-Chablis-2700 hektar üzerinde üretilen zevkle içtiğimiz bol mineralli, çiçekli, meyveli zamanla tadı artan güzelim Chablisler
4-Petit Chablis-Yıllanmaya uygun olmayan çabuk tüketilen turunçgiller tadında, çiçek aromalı dinamik bir şarap.




Kasaba çok sevimli ve otantik, tüm Burgonya'nın ortasından Serein nehri geçiyor.


O kadar yoldan geldik susuzluğumuzu gidermek lazım. Kasaba meydanındaki bu Kafe'ye oturduk.

Bir premier Cru ısmarladık, fotoğraflarını çekip gözyaşlarıyla yudumladık. Bu gözyaşlarını anlamayabilirsiniz ama içinde o kadar çok şey saklı ki. Uzun güzel bir dostluk, özlem, kavuşma, sohbet etmenin zevki, beraber geçtiğimiz her anını paylaştığımız hayat, ortak arkadaşlar, sevgililer, hayal kırıklıkları, sevinçler ama bir türlü birbirimize ifade edemediğimiz, ima ettiğimiz anda bile bizi ağlatan ayrılık, mutluluk, Chablis, beraber çıkılan yolculuk daha neler neler....



Bu kadar güzel şarabın yanına güzel yiyecekler lazım. Bölge zaten gastronomik anlamda ciddi bir mutfağa sahip. Burada bir çeşit kokoreç diyeceğim Chablis şaraplı "andouille" yapılıyor.



Bol ödüllü, bes A'lı maydanoz, sarımsak ve çeşitli baharatlala sarılan bağırsak şarapla pişiriliyor.


Thelma ve Louise günümüz bitti. Kötüniyetlilere!!!hayır Brad Pitt'e rastlamadık onun yerine Chablis bizi hem çok mutlu etti hemde soyup soğana çevirmedi :)  

Akşam için Türk yemeği sözü vermiştik, eve dönüp Chablis'lerimize eşlik edecek güzel mezeler (yoğurtlu havuç kavurma, mücver, kozde patlican ve çoban salatası) ve karnıyarık hazırladık. Yolculuga devam



30.08.2010

tatil bitti, beklerken Semur en Auxois fotograflari


Tatilimiz bitti evimize donduldu, yarim kiloluk pembe domatesler keyfimizi iyice taclandirdi. Persembe okul aciliyor hazirliklar tam hiz. Unutuldum blog camiasinda biliyorum ama biraz daha sabir, o kadar guzel yerleri, bir o kadar guzel bir insanla gezdim, paylasacak cok sey var en kisa zamanda yazabilmek dilegiyle...

15.08.2010

tatil


Sevgili okur, sicak yerlere goc ettik, bir sure gorusemeyecegiz, sevgiler...
Not: Eski yazilara ilgi gosterebilirsiniz mesela beklerken:)

13.08.2010

cam fistikli pestolu yesil, kirmizi domates salatasi ve pembe, kirmizi, turuncu, sari ve yesil domates cesitleri

Evet yanlis gormediniz domateslerden biri yesil ! Yesil zebra adi, digeride kirmizi zebra

Feslegen tutkum malum, hatta Selen'in onerisi uzerine bestenin feslegenleri adina gecis yapabilirim:)

Bu salatanin adi Binkatli domates. Bin kata ulasamazsakta 4/5 kat yeter. Aralara mozzerella di buffalo yada beyaz peynir ile zeytinyagi miktari arttririlmis pesto bolca surulur. Uzeirne yine bolca boca edilir. Kavrulmus cam fistiklari basindan asagi serpilir. Rokalar ucusup tabagin sagina soluna konar, ekmekle siyra siyira bayila bayila yenir. Pesto tarifini daha once vermistim, usenmeyip kendiniz hazir alinan ile arada daglar kadar fark oluyor.

Bahcede ve serada domates yetistirme cabalarim suruyor. Nalan'cigimin yolladigi pembeler, nispeten soguk iklime uyum saglayip kocaman domatesler verdiler ancak daha hic olgunlasmadi. Heyecanla bekliyorum. Beklerken bakin bu guzelliklere...



Bu noir crimée cinsi /siyah kirim Turkcesi sanirim.

Bu gunesin renginde, tatli ve seneye mutlaka ama mutlaka daha cok ekecegim Ananas cinsi ici disi bir, turuncu guzel.



domates evet biber degil:)





Asagidaki yesil yenebilen domates, adi ustunde yesil zebra/ zebre verte


olgunlasmis hali hafif sari, sagdakilerin daha zamani var.



Buda baska bir yesil domates turu seneye artik!



noir crimée coktail/ siyah kirim kokteyl tipi.

siradan domatesler

Iki tip hastalik musallat oldu. Birincisinde dipten baslayarak yapraklar gunesten kavrulmus gibi donmeye basladi. Bir cesit akaryen buna sebep oluyormus. Bordo bulamaci ile sivadik hasalik durdu. Ikincisi pembe domateslerin altinda siyah lekeler olusmaya basladi henuz caresini arastiramadim, dun tespit ettim.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin