ogrencilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ogrencilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31.01.2011

yeniden ogrencilik ve samfistikli kek

Yavru kus 1,5 yasindayken bir avuca sigiyordu:)

 Sevgili okuyucu siz bu satirlari okurken sansim varsa teneffuste(baslamadan aklim kaytarmada) yada derste olacagim. Bu hafta her acidan daha zor, pazartesi kampuste kalmaya baslayacagim ve cuma aksami eve donecegim. Oglusum bu yeni duruma ne diyecek bakalim. Haberi var, annede okula gidecek dedim arkadaslarin var mi dedi? Arkadaslari eve gelsin beraber oynasinlar diye aglayan bir cocuk ya once onlari merak ediyor. Orada kalacagim dedigimde bende geleyim dedi ama pek ustunde durmadi bakalim nasil gelisecek . Annenin salya sumuk carsamba aksami eve donme ihtimali var. Neden gidip gelemiyorum cunku universite buraya 150 km mesafede Caen sehrinde. Her saat basi tren olmadigindan 8.30 dersine yetismek icin 5,5 da uyanip 6,30 trenine binmem lazim. Iki sene once yaptigimda bacaklarimda ameliyat gerektiren varisler olmustu. Bu sene artik bu tempoya dayanamam, kampuste kalacagim. Ben severim ogrenciligi yenilenmek demek ogrenmek, ansiklopedi okuyup mutlu olan cocuklar kusagindanim ne de olsa, persembe gunu basladi okulum. Sabah 5,5 da kalkip gitmeme ragmen mutluluk patlamalariyla gun hizlica geciverdi.  Okula girdigimde biri bana burada mi calisiyorsunuz dedi? Ben kendimi 20 yasinda hissederken bu soru yasima mi yoksa guvenime mi yonelikte emin olamadim! Ogrenciler ses cikarmadan koridorda bekliyordu ben tabi iceri girip hemen sandalyenin birine oturdum. Marmara Universite'sinde asistan, burada doktorasini yapan cok tatli bir kizla karsilastim. Aslinda onunda Turk oldugunu anlamak kolay oldu, iki suslu ikimiz vardik:) Turkce sohbet etmeyeli o kadar zaman oldu ki Papatya, Baris arada ariyor. Telefon kendiliginden pes edene kadar konusuyoruz ama bu baska yuzyuze harikaydi. Saat 10'da basladik sohbete 2'de artik eve donme zamani deyip ayrildim. Reha Erdem filmleri seviyor bu bile yeterdi ama o kadar ortak referans noktamiz var ki tadina doyulmad,i iyi geldi bana,  hatta alip eve goturmemek icin zor tuttum eh iste Leonardo kime benzemis anlayabilirsiniz:) Turk bir cocukla/adamla karsilastik Erzurum milletvekili adayi imis. Teskilat deyip duruyordu , MIT'ci mi filan derken Caen Ulkucu Federasyonu baskaniyim demez mi? Tuylerim diken diken oldu ve kendimi tutamayip cok lazimdi dedim. Afrika'da bile var diye gururlandi. Hizla uzaklastik yanindan biraz ayip oldu ama pes yani. Burada Turk'lere baska kapi yok ya asiri dinci, ya ulkucu. Allahtan doktora yapan gogsumuzu kabartan insanlara da rastliyorum yoksa toptan umidimi yitirecegim. Uzun lafin kisasi yorumlarin yayinlanmasi, cevaplar gecikebilir alisma sureci sancilari. Arada neceflli masrapa hesabi sadece fotograflarla haftayi kurtarabilirim kusura bakma Sevgili okuyucu. Sizi unuttum yada terk ettim sanmayin. Sabahlari pekmezimi iciyorum, yanima findik fistigimi aldim zihnim acilsin diye! Findik fistik demisken samfistikli kekimden bahsetmem sart buyrun bakalim.



2 yumurta
110 gr eritilmis tereyagi + biraz kaliplari yaglamak icin
4 yemek kasigi yogurt
100 gr tussuz samfistigi
150 gr un
1 paket kabartma tozu
150 gr seker + 1 tatli kasigi
2 yemek kasigi narenciye suyu( istege bagli) veya bir cimdik kakule tozu
1-Firini 18 dereceye isitin.
2-Bir derince kapta yumurtalari ve yogurdu cirpin.
3-Seker ve kullaniyorsaniz narenciye suyunu ekleyin ve iyice cirpin. Un ve kabartma tozunu ekleyin cirpin. tereyagini ekleyin ve purusuzsuz bir hamur elde edin. Samfistiklarini irice kirin. En iyi yontem bir mutfak bezinin icine koyup ustunden merdane ile gecmek. Kiriklari hamura ekleyin. Yaglanmis keke kalibina koyup firina verin, 40 dk pisirin. Firindan altiktan sonra 15 dk bekletip kalibinda tamamen cikartin ve servis etmeden once iyice sogumasini bekleyin.

22.01.2009

Toplu Fotoğraf her daim öğrenci



İstanbul Üniversi Hukuk fakültesini 1994 yılında bitirdim. 1998 yılında San Diego üniversitesi'nde ingilizce eğitimi aldım. Yıl 2009, şubat ayında Caen Üniversitesi'nde
fransızca dil eğitimi alacağım. Klişe ama hayat bir okul değil mi her an okuyarak, dinleyerek bir şeyler öğreniyoruz zaten, ben bu her daim öğrenci olma halini seviyorum, fransızca bitince italyanca öğreneceğim sonrasına bakarız. Fransızca konuşuyorum, film izleyebiliyorum ancak henüz kitap okuyamıyorum, fransızca zor bir dil, konuşulmayan ancak yazarken kullanılan zamanları var. Normalde iki geçmiş zamanla idare ederken kitap dilinde dörde çıkıyor bu yüzden zorlanıyorum. Yukarıda haftada bir gün gittiğim kurs öğrencileri ve hocamız bir arada, ortada öğretmen gibi duran siyah elbiseli benim, yanımdaki hanım hocamız. Dil kurslarında başka sevdiğim şey ise dünyanın dört bir yanından insanların bir aradalığı kültürel değişim ve paylaşım, arkadaşlıklar. Her ne kadar dil, kültür ve görünüşlerimiz farklı ise de yok aslında birbirimizden farkımız hepimiz aynı kırılganlıkları ve hüzünleri taşıyoruz.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin