22.01.2009

Tay yemekleri, acı, capsicum




Tay yemekleri ile ilk olarak San Diego'da tanıştım. İlk kez gittiğim restoranda Tom Yum (acılı karides çorbası) ısmarladım acısı nasıl olsun dedi garson, ben Türküm acıya alışığım ya en güçlüsünü seçtim. Adam daha önce yediniz mi diye sordu yok deyince ortayı tavsiye derim dedi. Aman allahım orta karar acılı çorba gözlerimi yuvalarından fırlattı ve dudaklarım silikonlanmış gibi şişti, hala hatırlarım acılık derecesini, güçlü acıyı hayal bile edemiyorum. Acısı bir yana ilk kez tanıştığım lemon grass (limon otu), taze kişniş (coriander), hindistan cevizi sütü ve lime(yeşil limon) bu mutfağı vazgeçilmezlerim arasına soktu. Türkiye'ye döndüm, ancak malzemeleri bulmak mümkün değildi, tüm yurtdışı dönüşlerim deste deste limon otu, tenekelerle hindistan cevizi sütü taşımakla geçti. Kişniş yetiştirme çalışmalarım iyi sonuç verdi zaten zamanla marketlerde de satılmaya başladı. Limon otu yetiştirmeyi başaramadım ancak bir gün Antalya'da Palmiye Merkezi adlı botanik çiftliğinden internet yolu ile ısmarladım ve koca bir saksı limon otu sahibi oldum, malesef Fransa'ya taşınırken İstanbul'da kaldı. Zamanla İstanbul'da da çok güzel Tay restoranları açıldı ve çoğunluk fikir sahibi oldu ve sevdi bu mutfağı. Biraz meraklı iseniz malzemeleri büyük marketlerde bulabilirsiniz.

Gelelim ünlü Tom Yum çorbasına,

500 gr çiğ karides
1,5 yemek kaşığı zeytinyağı
2 çubuk limon otu ince kıyılmış
1 küçük soğan kıyılmış
3 küçük kırmızı biber acı
arzuya göre nam prik pao (acı biber sosu)
2 yaprak limon kaffir ince doğranmış
8 kokteyl domates ikiye kesilmiş
100 gr mantar ikiye kesilmiş
3 yemek kaşığı balık sosu
2 yemek kaşığı yeşil limon suyu

1-Karidesleri kuyrukları kalacak şekilde ayıklayın ve ortasında yer alan iç organlarını çıkarın, eğer karidesler küçükse gerek yok. İçleri bir kenara koyun.
2-Ayıkladığınız kabukları 1.5 litre su ile 10 dakika kaynatın, suyu süzün kabukları atın.
3-Bu suya limon tu, soğan, acı biberler, acı biber sosu, kafir yaprakları atın ve kaynayınca altını kısıp 5 dakika pişirin.
4-Domates ve mantarları ekleyip 5 dakika daha kaynatın. Karidesleri ekletin bir 5 dk daha kaynatın. Altını kapatın, balık sosu ile limon suyunu ekleyin. Eeeh voila afiyet olsun aman acısını iyi ayarlayın.







Toplu Fotoğraf her daim öğrenci



İstanbul Üniversi Hukuk fakültesini 1994 yılında bitirdim. 1998 yılında San Diego üniversitesi'nde ingilizce eğitimi aldım. Yıl 2009, şubat ayında Caen Üniversitesi'nde
fransızca dil eğitimi alacağım. Klişe ama hayat bir okul değil mi her an okuyarak, dinleyerek bir şeyler öğreniyoruz zaten, ben bu her daim öğrenci olma halini seviyorum, fransızca bitince italyanca öğreneceğim sonrasına bakarız. Fransızca konuşuyorum, film izleyebiliyorum ancak henüz kitap okuyamıyorum, fransızca zor bir dil, konuşulmayan ancak yazarken kullanılan zamanları var. Normalde iki geçmiş zamanla idare ederken kitap dilinde dörde çıkıyor bu yüzden zorlanıyorum. Yukarıda haftada bir gün gittiğim kurs öğrencileri ve hocamız bir arada, ortada öğretmen gibi duran siyah elbiseli benim, yanımdaki hanım hocamız. Dil kurslarında başka sevdiğim şey ise dünyanın dört bir yanından insanların bir aradalığı kültürel değişim ve paylaşım, arkadaşlıklar. Her ne kadar dil, kültür ve görünüşlerimiz farklı ise de yok aslında birbirimizden farkımız hepimiz aynı kırılganlıkları ve hüzünleri taşıyoruz.

6.01.2009

seda




5.01.2009

Davet yemekleri, az çoktur ilkesi

Kırılmamak için bükül
Düz olmak için eğil
Dolmak için boşal,
Parçalan ki yenilen
Az şeye sahip olanlar
Çoğa kavuşabilirler
Çok şeyi olanların zihni karışır
Tao Te Ching

2009 için adetten olduğu üzere herkese mutlu, sağlıklı, huzurlu, bol kitaplı, sanatlı, lezzetli yemeklerle donanmış sofralarda dostlarla sonbetli güzel bir yıl diliyorum. Şu anda dünyada o kadar zalim şeyler oluyorki insanların sıkıntıları artıyor, yaşam hakları ellerinden alınıyor ve hiçbir şey yapamıyorum, keyfim kaçıyor ne yemek yapmak ne de blog yazmak içimden geliyor.

Böyle bakıldığında aç bir insanı mutlu edecek olan taze bir ekmek, evsiz insanı mutlu edecek olan başını sokabileceği bir dam, filistinde üstüne bomba yağan çocukları düşündüğümde hüzün boğazıma çöküyor dağıtamıyorum, Cherbourg'a kar yağıyor ben sıcacık evimde, keyfimce blogumu yazıyorum. Hayatı, kendimi anlamlandırmaya çalışırken yaşadığım hüzünlerim, minimum ölçekte normal beslenme, barınma, sağlık, eğitim ve en çıplak anlamıyla yaşama hakkına sahip olmayan insanların acısı yanında şımarıkça kalıyor. Bir anda ölen insanlara üzülürken, diğer yanda bloguma yazacağım yemek tariflerini düşünebiliyorum bu bölünme modern çağ hastalığı, şizofrenik yaşamlar...

Fazla dağıtmadan konuya geleyim, benim küçük merceğime ve altında incelediklerime tabiki daha çok kendim... Amacım ilk sushisini servis etmeden önce 7 yıl bekleyen japon sushi şefinin sabrına ulaşmak. Herşeyi özümsemek ve sonra zamanı gelince damıtmak, farkındalığımı arttırmak ki daha çok yolum var tanıyanlar bilir.

İstanbul'da 30-40 kişilik yemekli partiler verir, sabah 6'da kalkıp akşama kadar durmaksızın yemek pişirirdim, parti başladığında zaten pestilim çıkmış olurdu, deli gibi pişirdiğimden her türlü yemek, tatlı olurdu tabiki açık büfe, bir anlamda atölye gibiydi ve deneyseldi. Şimdi Fransa'da farklı bir deneyim peşindeyim az, öz ve unutulmaz. Öncelikle davetlilerin sayısını azalttım maksimum 8 kişi. Önce tadımlıklar, masada antre, ana yemek arkasından salata ve peynir, üstüne tatlı. Yemekleri önceden kafamda tasarladığım gibi yada son dakikada kafama görede yapabiliyorum. Sofra kuruyorum ve yorulmadığımdan az ve öz yiyeceklerle sohbet eşliğimde bu sefer bende keyfin bir parçası oluyorum. Miktarlar az, tadlar ön planda, degustative ve tıkabasa doyurucu değil.

Yeşil elmalı Somon Sarma
Bir paket somon füme
Bir yeşil elma
Bir paket ST Moret(yada labne peyniri)
2 kaşıkkrema
Kavrulmuş Susam

Elma kibrit çöpü boyutlarında kesilerek üstüne limon sıkılır. Bir kapta krema, peynir ezilir ve çucuk elmalar eklenir. Somonun bir kenarına iç konur ve sigara böreği gibi rulo yapılır. Buzdolabında 15 dk bekletildikten sonra 2 parmak eninde dilimlenir. Kavrulmuş susama batırılır üzerine 2 kibrit çöpü elma konulur ve servis yapılır. Buzdolabında bekleyebilir ancak servsiten 45 dk önce oda sıcaklığında almak gerekli. Foto iyi degil dogal isik ve zaman yoktu.


Mangolu Foi Gras (Kaz ciğeri)

2 mango
20 gr tereyağı,
4 dilim Pain D'epice (baharatlı, tatlı ekmek)
Foie Gras

Mango dilimlenir ve eritilmiş tereyağında orta ateşte çevrilerek 15 dakika civarı pişirilir. Tatlı ekmek kızartılıp ufalanır. Kaz ciğeri tüketilmeye hazır ise dilimlenir. Eğer çiğ bulabildiyseniz her iki tarafı 2 dakika teflonda pişirilir. Isıtılmış tabaklara önce mango dilimleri konur, üstüne dilimlenmiş foie gras yerleştirilir en üste ekmek kırıntıları serpilir. İşte basit malzemeli ancak gastronomik tatmini garanti bir başlangıç yemeği.

Clementine Confit (mandalina şekerlemesi)

1 Kilo mandalina ince kabuklu islem gormemis tercihen bio
1 kilo şeker
1 cubuk vanilya

24 saat üzerleri hafif rendelenmiş mandalinaları soğuk suda bekletin sıklıkla suyunu değiştirin. Uzerlerine bir bicakla carpi atin hani kestanelere yaptigimiz gibi:)
Bu sürenin sonunda bir tencerede 2 litre suyu kaynatın içine suyunu süzdüğünüz mandalinaları atın ve 30 dakika kaynatın, sonra süzün. 70 cl su, ikiye bolup icini bir bicakla siyirdiginiz vanilyayi ve 1 kilo şekeri kaynatıp şurup yapın. Kıvamı tutunca mandalinaları içine atın ve 30 dk pişirin. Ocağı kapatın mandalinalar içindeyken soğumaya bırakın. Yeniden ocağı açıp bir 30 dakika daha kaynatın. Soğuyunca yanında bir top vanilyalı dondurma ile servis edin.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin