6.10.2009

Bali Denpasar pazari


Güzel ve huzurlu insanların adası Bali. Cennet bence böyle olmalı uçsuz bucaksız pirinç terasları,  yemyeşil doğanın bir parçası tapınaklar, dualar yukarıdaki fotoğrafta muz yaprağı içine konulmuş çiçekler, kurabiyelerin ikramı her yerde görebilirsiniz adaya renk katıyor. Giderken bu kadar etkileneceğimizi tahmin edemedik bu kadar ucuz olabileceğini de. Jimbaran Hilton otelde kaldık ama adayı dolaşmaktan otelde çok az zaman geçirdik ve tatili uzattık. Adalılar hinduist yani karma felsefesine inanıyorlar. Kötülük yaparsan yine sana döner ve bir dahaki yaşama hayvan olarak gelirsin.  Fakir ve mutlular. Turizm adanın otantizmini yok etmek üzere ancak hala umut var. Rehberlerden ve turistlere yapılan gösterilerden gına gelince kafamıza göre takıldık. Kuta plajından uzak durduk. Ubud köyünde çok zaman geçirdik.
Ben pazar diye tutturdum sora sora Denpasar pazarını bulduk. Tam bir karmaşa ama otantik köylüler kendi yetiştirdikleri ürünleri satıyorlar nerdeyse hepsi kadın ve ürünleri el birliği ile tüketilebilir hale getiriyorlar. Demetler orda yapılıyor, ayıklama, eleme pazarda bir yandan satarken bir yandan da çalışmaya devam ediyorlar. Niyeyse çok az fotoğrafım var belki Selen'den fotoğraf çekmesini ve yayınlamasını rica ederiz. Hala çok ucuz olan muhteşem sepetlerden taş havandan almadığıma pişmanım. Ölüleri gömme töreni ki bayram havasında başka bir yazı konusu, sırf muhteşem egzotik meyveleri bir kere daha yiyebilmek için gidebilirim.

5.10.2009

Seramik atölyesi, likörlerim, grafiti ve Leonardo'nun trompeti

Hamur değil çamur açıyorum!Anca olgunlaşan çilek ve nane likörümYaşasın grafiti ki bugünün yağmuruyla silindi bile


    Yıllardır yapmak istediklerimi birer birer gerçekleştiriyorum. Seramikte bunlardan biri, herhalde 10 kadar önce kesme bıçaklarını bile almıştım. Seramik hamuru ki ana maddesi toprak çok tanıdık bir malzeme gibi hiç yabancılık çekmedim. Elimin altında kolayca şekillendi bende hoca'da şaşırdık. İlk yaptığım ördek oldu Leonardo'nun banyo ördeklerinden herhalde bilinçaltımda hazırdı! Sonra güzel kaplar yaptım bir hafta kuruduktan sonra pişecekler üstünü sırlayacağız bir daha pişecekler. Toprak bizi besliyor hem sebzelere hayat veriyor hemde topraktan yapılan kaplarla ymğimizi yiyoruz, toprak kutsal. Ben gidince Janet (ingiliz), Renata (italyan) da geldi kurs bir anda fransız azınlığa düştü. Çok eğlenceli ve dinlendirici şiddetle tavsiye edilir.

       Burada kocaman tebeşirler satılıyor sokakları, yada duvarları renklendirmeye yarıyor hesapta Leonardo için aldık ama biz daha çok eğleniyoruz. Ancak geçici, fani sanat fotoğraflamazsanız ömrü 2 günü geçmez. Ressam arkadaşımız Thierry çok zorlandı içtiği likörlerimin etkisiyle sonuç çok güzel oldu. Leonardo' mu o yeni aldığımız trompetle yatıp sabahın 7'sinde kargalarla beraber kalkıp güne devam ediyor, grafiti out:)

3.10.2009

Ev odevi ve Istanbul







Kuzenime ev odevi verilmis baska bir ulkede yasayn bir yakininiz ulkemizde en cok neleri ozluyor diye bende oturdum yazdim.
Odev:
Ulkemizle ilgili nelerin ozlemini cekiyorum. Oncelikle pazarda alisveris etmeyi sebzeleri, meyveleri ucuza ve taptaze almayi ozluyorum. Bir suru sevdigim sebze burda yok carliston ve sivri biber, semizotu, asma yapragi, zeytin; beyaz peynir; simit gulmeyin mis gibi susamli sokak simidini cok ozluyorum. Yiyecekleri ozlerken onlari paylastigim arkadaslarimi, ailemi daha da ozluyorum. Arkadas yada ailemize yaptigimiz cat kapi ziyaretleri ona keza. Burda neredeyse bir ay oncesinden program yapip sevdiklerinle biraraya gelebiliyorsun. Ulkemizde oylemidir catkapi alt katta oturan komsuya kahve icmeye gidilir kimse de bunu yadirgamaz. Ozellikle dostlarimdan birine telefon edip bir saat icerisinde Beyoglu yada Nisantasi'nda bulusup bir kahve icmeyi, saatlerce sohbet etmeyi de cok ozluyorum. Burda zaten Istanbul'da oldugu gibi has dostlarim yok belki yillar icinde olur her ne kadar fransizcayi iyi konussam da ayni kulturden gelmis benzer egitimlerden gecmis benzer seylerden hoslanan ve ayni dili konusan insanlarin yakinligi farkli oluyor. Bazen leb demeden lebleyi anliyabiliyorsunuz.
Istanbul tekstil uretimi yapan ve bunu Avrupa'ya taninmis markalara ihrac eden bir kent oldugundan her turlu kaliteli giysiyi ucuza almayi da ozluyorum.

Tabiki icinde buyudugum her kosesinde ayri bir anim olan semtleri, mahalleleri, sokaklari ozluyorum. Keyfim kacik oldugu gunlerde bogaz kiyisinda yuruyup iyot kokusunu icime cekmeyi gunesin bana gulumsemesini ve bu kentte dogdugum icin sukretmeyi ozluyorum.

Uzerinden bir suru farkli medeniyetin gectigi ve bu medeniyetlerden izlerle; eserlerle dolu, uzun durusalari beklerken dolastigim Sultanahmet'i, bahcesinde ders calistigim arkeoloji muzesi ve Deli Ibrahim Pasa sarayini ozluyorum.

Sokalarinda kendimi kaybettigim Turkiye'ye ithal edilen her turlu degisik urunlerin bulundugu Tahtakale, baharat kokulariyla sarhos oldugum misir carsisi, buyulu kapalicarsi'yi ozluyorum.

Zamaninda calistigim icin yeterince goremedigim icin pisman oldugum eski toprak, neseli, komik lafini esirgemeyen anneannemi ve bayramlarda yada firsat buldugumuzda hep biraraya gelip eskiyi yadederek saatlerce guldugumuz teyzelerimi, kuzenlerimi ozluyorum.
Sokaklarinda her ne kadar cesitli kotuluklere maruz kalsalarda serbestce gezinen hayatimizin guzel bir parcasi kedi ve kopekleri ve onlari sevmeyi ozluyorum.

Beyoglu'nu, Tunel'i sinemalarini, kafelerini,dinamizmini, kitapcilarini, hengamesi ve kalabaligini ozluyorum. Istanbul Modern Muzesini gezmeyi sonra denize bakan kahvesinde oturup Eminonunu uzaktan seyretmeyi, ah en cokta vapura binip zamani durdurmayi, yenilenmeyi martilara ekmek atanlari seyretmeyi, ilik bahar gunesinin yuzume vurmasini bir kere daha beni ben yapan ve ruhumu besleyen bu sehre minnet duymayi ozluyorum.






1.10.2009

Ev yapımı Nutella, Ekmeğe sürülecek çikolata kremasi

Leonardo'nun eski bir fotografi ama
 tutkuyu iyi anlatiyor!

Ben Nutella'ya kendimi bildim bileli dayanamam ve bütün kavanozu kaşıklayarak bikaç saat içerisinde bitiririm. Bu yüzden eve sokmuyordum ta ki minik oğlum doğana ve Nutella yiyebilecek yaşa gelene kadar. Herhalde oğlunun Nutella'sını da yemez diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz ben feci bir anneyim her seferinde tamam oğluma diyerek alıp bir kriz anında hepsini bitiriyorum. Nutellanın sağlığa faydası tartışılıyor, icerigindeki doymus yaglar ve GDO icermesi tum istahi kapatiyor. Bende fırsattan istifade kendi Nutellamı yaptım. Geriye kendimi kontrol etmek kaldı bugünlük başardım. Sonrasına hiç bir söz veremem.

Ev yapımı Nutella yada cikolata kremasi

180 gr kuvertür çikolata  sütlü oğluma yada bitter bana
140 gr krema

1-Çikolatayı kırın.Krema ile bilikte minik bir tencereye koyun.Bu tencereyi içine alabilecek büyüklükte diğer bir tencereye yarısına kadar su koyarak ocağa yerleştirin. Bain-marie sistemi.

2-Bir spatüla yardımıyla saat yönünde homogen ve kaygan bir hal alana kadar karıştırın.Ocaktan alın arasıra karıştırmaya devam edin yoksa üst kısmı kabuk bağlar. Kavanoza alın ve buzdolabına koyun. Ertesi gün kıvamı ve tadı daha iyi olacaktır tabi sabredebilirseniz. Eğer kalırsa buzdolabında birkaç hafta dayanır.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin