Pazara gitmek bir Fransiz gelenegi, taze sebze meyve duskunu Fransizlar hala pazara gitme aliskanligini surduruyor, yolunuz Paris'e duserse kurulan pazarlar sizi sasirtmasin! Supermarketlerin modernlik olarak pompalanmasi bir sure ise yaradi ancak vasat sebze, meyvelerin, dalindan koparilip mumkunse ayni gun satisa sunulanlarla yarisabilmeleri mumkun mu? Istanbul'da semt pazarlarini yavasca kaldirdilar yani Paris'liler kadar olamadik daha da modern olduk!!! Baska bir tempoda deliler gibi calisirken internetten sebze/meyve almak bir cosum gibi gorunmustu, ham ve tatsiz tutsuz sebzeleri bir sure yedik. Sonra organik sebze sepetleri imdadimiza yetisti, akabinde organik pazarlar acilmaya basladi, cumartesileri Ferikoy, pazar gunleri Safranbolu pazari hem tazecik sebzeleriyle hemde sahane ortamiyla bizi cezbetti, nefes aldirdi. Organik urunlerle ve tam undan yapilmis gozleme Istanbul icin ne luks yiyenler bilir. Ustelik uretici ile tuketicinin bulusmasi mumkun oldu, bu ise yillardir aracilik yapip semirdikce semirip zenginlesen sirketler uzuldu. Bu gidise dur deme zamani geldi pazarlariniza sahip cikin.
Fransizlar haftada 2-3 kere alisveris yaparlar, mumkunse pazardan. Ben zayiflama urunu alirken marketteki kadin bana kizmisti, "ben her gun yemek alisverisimi yuruyerek yapiyorum hicbir zaman kilo sorunum olmadi" diye. Pazarda meyve/sebzeleri siz secemezsiniz dokunmak yasaktir. Satici size sorar "ne zaman icin?" cevaba gore hemen yenilecek yada 2-3 gun sonra yenecek meyveleri secer hatta bazen koklar ve oyle satar. 3 armut, 4 elma, 1 muz almak gayet normaldir, kimse yiyecek stoklamaz. Itiraf edeyip bu duruma alismam zaman aldi ve pazarcilar tarafindan cok seviliyorum! ancak ne kadar cok urunun curudugunu ve attigimi gorunce aklin yolu bir. Meyveler asla buzdolabinda saklanmaz, oda sicakliginda bekletilip iyice tadinin yerine gelmesi beklenir ayni sekilde bir meyve olan domatesde. Pazarda herseyi bulabilirsiniz, sifali otlar -her daim balkonda simdilerde bahcede yetistirsemde- baharda pazardaki yerini alir, sagdaki fotografta nane, defne, biberiye ve labadayi gorebilirsiniz.
Pazardan rahatlikla her urunu alabilirsiniz tazeligi garantidir. Sanirim Turkiye'de pazarlardan soguma nedenlerinden biride buydu, besin zehirlenmeleri. Pazardan peynir yada balik almak cesaret isterdi belki duzelmistir. Pazarda deniz urunleri, simdilerde mevsimi gelen yengec, istakoz, istiridye canlidir.
Solda Richard Gere'e benzeyen 3 dil konusan organik ve ucuz sebze satan uretici pazarcimiz. Birde burda sevdigim sey turplar, havuclar, pancarlarin sap ve yapraklariyla sunumda.olmasi. Minik yari beyaz turplar temizlenip cicek gibi kesilip bir parca tereyagi ve tuzla yeniyor. Sagda sadece mantar ve cicek satan kadin, film karelerine benzeseler de gercekler. Yazin sadece kirmizi orman meyveleri kabak ve biber satan cok tatli bir kadinim daha var. Biberleri kucuk oluyor ve dolmalik biber yerine kullanabiliyorum! Evet burda dolmalik biber yok bazen arap saticilarin tezgahinda oluyor ama sararmis albenisiz ve pahali. Neyse bu seker kadina dolma yapmayi anlattim ertesi hafta gittigimde baska bir musteriye nasil dolma pisirecegini anlatiyordu tesadufen denk dustum. Pisirmis, pek sevmisler evde, oda musterilere anlatiyordu. Cok hosuma gitmisti.
Sagdaki kadinda sadece cicek ve sifali otlardan satiyor. O kadar cok cicek vardi ki harikaydi pazar, hatta sebze/meyveden dahada coktu diyebilirim. Pazardan cicekler eve donmegede Fransiz gelenegi diyebiliriz, her sepette bir kac dal cicek.
Soldaki bizim pazar cantamiz, sepetler beni kesmiyor bu koca arabayi aldim, hamalliga devam yani. Sagda tipik bir fransiz kadini, sepetiyle nede olsa 2-3 gunluk ve sayiyla alisverisini yacapak, cicegini alacak meydandaki kafede kahvesini icip eve donecek.
Bahcedeki kokulu menekselerden bahsetmistim, mevsimi gececek o muhtesem kokuyu duyamayacagim diye uzulurken aklima bir fikir geldi. Likor yaptim, kokusunu kaybetmedi ustelik renginide verdi comert menekseler. Biraz votka, seker ve menekseler simdi uykudalar bir ay sonra uyandirilacaklar.
Pazar gunu ev yine bos kalmadi, adambasi 12'serden 120 tane sushi/maki ve tempura (sebze ve karidesleri un, yumurta ve su karisimina batirip kizartmaca, cicek gibi aciliyorlar cok hos oluyor) yaptim. Leonardo cok seviyor sabah uyaninca maki istedi ve yedi, Japonlar gibi benim oglum:)